1-VİCDAN
Kafasını kaldırmakta zorlanıyordu. Son nefeslerini zorlukla alıyordu. O, son nefesleri olduğunu hissedebiliyordu. Eminim, içinde kocaman bir keşke vardı. O da benim gibi geç kalmıştı.
Acil tıp teknisyenleri onu kaldırmakta zorlandıkları için kapımı çaldılar çünkü ben karşı komşuydum. Hemen koşup salondaki yatağının başına vardım.
Tam yetmiş beş yaşında ve oldukça kiloluydu. Karşıma o güçlü, asil, her an tartışmaya hazır kadın yoktu. Onun yerine nefes almakta zorlanan, kolunu kaldırmaktan aciz biri vardı. Beni görünce konuşmaya çalıştı ama başaramadı.
Ben onun yarı yaşındaydım. Farklı bir ilişkimiz vardı. İkimiz de aslan burcu olduğumuz için sürekli tartışırdık ama bu tartışmadan büyük keyif aldığımız gözlerimizden okunabilirdi. Ben ona ebe, o bana delibaş derdi. Balkonlarımız yan yanaydı. Gecenin yarısında sigara içmeye çıktığımda, Ebe ışığı görür hemen o da balkona kaçak sigarasını yakardı. Fısıltıyla konuşup diğer komşuların dedikodusunu yapardık. Bazen de balkonlarımızın hemen karşısındaki yirmişer metrekarelik sebze bahçelerimiz hakkında konuşurduk. Anlayacağınız anlaşamamak üzerine kurulu garip bir arkadaşlığımız vardı.
Yatağının başına vardığımda dede çaresiz ve uykulu gözlerle bana baktı. Saat onu biraz geçiyordu.
Dede biraz da mahcuptu. Sanki, seni çağırmaya mecbur kaldım der gibi bakıyordu.
İki hafta öncesinde bahçe yüzünden hararetli bir tartışmaya girmiştik. Hiç kavga etmeyen tartışmayan ben, o gün oldukça gergindim. Ramazan orucundan dolayı öğlene kadar yatardım. Kalktığımda biraz oyalanmış sonrada vakit geçirmek için bahçeye inmiştim. Sigara içmemek beni tahammülsüz biri yapıyordu. Ceviz kabuğunu doldurmayacak bir nedenden ötürü önce dedeye sonra da ebeyle kavga ettik. Sigarasızlık beni oldukça etkilediği için biraz ağır konuşmuştum.