Akademim Yayınları

Akademim Yayınları
@AkademimKitap
Bir kitaplığın içerisinde kendine münhasır bir raf kurmak için sosyal bilimler temalı Minör Kitaplar yayımlamayı amaçlıyoruz.
5 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
Hepimizin hayattaki gayesi ...
Çünkü bir insanı etkilemek ona ruhunu vermek demektir. O kişi kendi doğal düşüncelerini düşünmez ya da doğal tutkularıyla yanıp tutuşmaz. Erdemleri kendi gözünde gerçek değildir. Günahlarıysa, eğer günah diye bir şey varsa, ödünçtür. Başka birinin müziğinin yankısı hâline gelir, onun için yazılmamış bir rolün oyuncusuna dönüşür. Hayatın amacı insanın kendini geliştirmesidir. Hepimizin hayattaki gayesi aynıdır: İnsanın doğasını kusursuz şekilde fark edip gerçekleştirmesi.
Sayfa 29 - Akademim Yayınları-Dorian Gray'in Portresi·Kitabı okudu
Reklam
Düşlerden Gerçeğe!
İnsanın kendisinden başkalarını da ilgilendiren siyasal eylemi, onun kendisini tarihin bir parçası gibi hissetmesine neden olur. Altmışların sonsuz heyecanı ile yetmişlerin sıcak yıllarında hangimiz kendimizi böyle hissetmiyorduk. Kendi varlığımızdan gönüllü olarak vazgeçip onu tarihin büyük bir dönemecine doğru yürüdüğümüz yola adamıştık. Sonunda o yol canımızı yakan kayalarla tıkandı, bu oldu ama gene de devrim ya da köktenci bir düzen değişikliği olarak siyasal eylemin hep böyle hissettirdiğini söyleyebiliriz. Demokratik bir eylem için de aynı duygu ve düşünce uyanır mı?
Sayfa 49 - Akademim Yayınları·Kitabı okudu
İnsanların sanat eserlerinden ne öğrenebileceği sorgulanırken, birileri çıkıp sanat eserlerinin kurmaca olduğunu, yani onlarda anlatılanların gerçek olmadığını, bu yüzden onların bilgi kaynağı olmayacağını, kurmaca olan sanat eserlerinin ne söylediğinin değil, nasıl söylediğinin, söylemedeki hünerin, ustalığın önemli olduğunu öne sürmektedir. Sanat eserlerinin empirik bilgi verme görevinin olmadığı doğrudur ama onların insan olanaklarıyla ilgili bilgi kaynağı olduğu Aristoteles’ten beri bilinmektedir.
Sayfa 196 - Akademim Yayınları·Kitabı okudu
Özgürlük?
Beyler, öncelikle kendinize, bugün bir İngiliz’in, bir Fransız’ın ya da Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan bir kişinin “özgürlük” kelimesinden ne anladığını sorun. Bu herkes için, yalnız- ca yasalara tabi olma, bir ya da daha fazla kişinin keyfi iradesiyle tutuklanmama, gözaltına alınmama, öldürülmeme ya da herhangi bir şekilde kötü muameleye maruz kalmama hakkıdır. Bu, herkes için fikrini dile getirme, mesleğini seçme ve onu icra etme, mülkün- de tasarrufta bulunma ve hatta onu kötüye kullanma hakkıdır; izin almadan ve gerekçelerinin ya da eylemlerinin hesabını vermeden hareket etme hakkıdır. Her kişi için ister kendi ilgi alanlarını pay- laşmak ister kendisinin ve çevresindekilerin tercih ettiği ibadeti icra etmek ister günlerini veya saatlerini sadece kendi eğilimlerine ve hayal gücüne daha uygun herhangi bir şekilde doldurmak için diğer bireylerle bir araya gelme hakkıdır. Son olarak herkesin, gerek me- murların tamamının ya da belirli bir kısmının seçilmesi gerekse de yetkililerin az ya da çok dikkate almak zorunda olduğu beyanlar, di- lekçeler ve talepler yoluyla hükûmetin yönetimi üzerinde bir miktar etkiye sahip olma hakkı vardır. Şimdi bu özgürlüğü Antik Çağ'daki ile karşılaştırın.
Akademim Yayınları·Kitabı okudu
Analitik felsefe sıklıkla yalnızca bilim felsefesi ve mantık ile ilgiliymiş gibi anlaşılmaktadır. Pek çok öğrencinin neden felsefe bölümlerinde mantık dersleri olduğunu dahi kavramasına olanak tanımayan bir eğitim ortamında analitik felsefe neredeyse felsefe sayılmamakta ya da en iyi ihtimalle kötü felsefe sayılmaktadır. Analitik felsefe dendi- ğinde felsefi soruların derinliğini kavrayamamış insanların metin- lerinden söz edildiğini düşünmek lisans öğrencileri arasında yaygın bir yanılgıdır.
Sayfa 8 - M. Cem Kamözüt ve Umut Morkoç'un Ön Söz'ünden·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam