Olasılıkları gözden geçirince, o gece ölebileceği, hatta kesinlikle öleceği düşüncesi gelmişti aklına, ama bu düşünce ona ne o kadar tatsız, ne de korkunç geliyordu. Bu düşünce o kadar da tatsız bir düşünce olarak görünmüyordu, çünkü hayat onun için gerçek bir bayram değildi, tam tersine artık yorulmaya başladığı dur durak bilmez bir çalışma demekti.
Tek bir şeyi, hayatının biricik amacı, anlamı, sevinci ve gururu olan tek şeyi, ne kadar çok para kazandığını, daha da kazanabileceğini; tanıdıklarının ne kadar para kazandığını, ne kadar paraları olduğunu, bu tanıdıklarının geçmişte ve şimdi nasıl para kazandığını, kendisinin de tıpkı onlar gibi çok daha fazla para kazanabileceğini düşünüyordu
Nikita ise hiç gitmek istemiyordu, ama özgür iradeye sahip olmamaya, başkalarına hizmet etmemeye çoktan alışmıştı artık, bu yüzden hiç kimse gidenleri durdurmadı.