''Ben onun oğlu değildim. O çocuk başka bir Charlie idi. Zeka ve bilgi sahibi olmak beni değiştirmişti ve benim bu şekilde gelişmem kendisini küçülttüğü için -fırındaki diğer insanlar gibi- o da benden nefret edecekti.''
Alice'e karşı duyduğum hislerin benim öğrenme yeteneğimin artmasıyla ters orantılı olarak ona tapmaktan, onu sevmeye, ona karşı şefkat duymaya, minnet duygularına ve sorumluluk hissine yani geriye doğru yol aldığını fark etmiştim. Ona karşı duyduğum karmaşık hisler benim gerçeği görmemi engelliyordu. Ve ben kendi başıma kalmaya zorlanmaktan ve serbest bırakılmaktan korktuğum için dört elle ona sarılıp kalmıştım.
''Ne bekliyordun? Beni tekmeleyen ayakları yalayan uysal bir köpek gibi davranıp kuyruk sallamamı mı? Tabii ki bu deney beni ve kendimle ilgili görüşlerimi değiştirdi. İnsanların bana bütün hayatım boyunca gagalamaya çalıştığı türden zırvaları kabul etmek zorunda değilim artık.''
'' İnsanlar sana kötü davranmadılar.''
'' Sen nereden bilebilirsin? Dinle beni, en iyileri bile kendini beğenmiş ve dayatmacıydı. Beni kendilerini daha üstün hissetmek ve kendi yetersizlikleri içinde güvende kalabilmek için kullandılar. Bir moronun yanında herkes kendini zeki hissedebilir.''
Bu zeka, benimle tanıdığım ve sevdiğim tüm insanlar arasına bir çomak sokmuş, beni fırındaki işimden etmişti. Şimdi, eskisinden çok daha yalnızdım. Algernon'u diğer farelerden bazılarıyla yeniden o büyük kafese koysalardı, acaba neler olurdu diye düşünmeye başladım. Onlar da Algernon'a sırtlarını çevirirler miydi?