Öyle dürüst, öyle kesin bir adamdı ki; ölümün sinsiliği ona hiç gölge düşürmemişti. Evine her gece ekmek alıp gelen bir erkeğin yokluğu, sessizlik olup yerleşmişti odalarına.
Yalnız benim gözlerimde bir manası olacak bakışlarının. Ben yok olduğum zaman da satırlarımda yaşayacaksın. Hiç ihtiyarlamadan, hiç değişmeden, hiç tükenmeden...Adım adınla anılacak, adın adımla...
Hayatın senin olsun, istersen hayatım da. Ama sen kendinin bile olamayacaksın artık...Ben yaşadıkça, adım söylendikçe...
Seni bensizliğe ve kendimi sana mahkûm ediyorum.