O, kadındı, herhangi bir kadın gibi bir kadındı. Martin bunu ansızın fark etti. Bu onu şaşkına çeviren bir keşifti. Bu Martin için sanki güneşin gökten aşağıya düştüğünü görmek ya da tapınılan saflığın kirlendiğini görmek gibi bir şeydi.
İçindeki güzelliğe ve yaratmak için duyduğu acılı isteğe karşın, savaşı aslında Ruth içindi. Tüm diğer şeyler onun için aşktan sonra gelirdi. Düşünce dünyasındaki serüveninden daha büyüğü, onun aşk serüveniydi. Dünyayı hayranlık verici yapan şey, içinde Ruth'un yaşaması olgusuydu. Ruth, onun o zamana kadar bildiği, düşlemiş ya da tahmin etmiş olduğu en hayranlık verici şeydi.