Ayak parmaklarımın arasında sıkışmış bir parça kırık sarı tebeşirle yere çizdiğim o tek harf yeni bir dünya için yolumdu, zihinsel özgürlüğümün anahtarı. Çarpık bir ağzın arkasında "ifade edebilmek" için can atan gergin ve telaşlı ben için bir rahatlama kaynağı olmuştu.
"Ama ben," diye düşündü Martin, "ben sapasağlamım! Bacağımı kırmadım, ama yine de yerimden kıpırdayamıyorum. Annemi ve babamı çok seviyorum, onlar da beni çok seviyorlar, yine de Noel akşamı birlikte olamıyoruz. Peki ama neden ? Parasızlık yüzünden. Peki niye bizim paramız yok ? Benim babam öbür adamlardan daha mı az çalışkan ? Hayır. Bizler kötü insanlar mıyız ? Hayır. Neden peki ? Adaletsizlikten, pek çok insan adaletsizlikten dolayı acı çekiyor. Gerçi bunu değiştirmek isteyen iyi insanlar var ama Noel akşamı da yarın. O zamana kadar bunu beceremezler."