Uçan Sınıf, yatılı bir okulda okuyan bir grup çocuğun dostluğunu, dayanışmasını ve büyüme sancılarını anlatan sıcak bir klasik eserdir...
Olaylar, Almanya'da yatılı bir okulda geçer.
Noel tatili yaklaşırken, okulun beş ana kahramanı;
→ akıllı ve hüzünlü Martin,
→ cesur ve kavgacı Matthias,
→ hassas Uli,
→ yetenekli yazar adayı Johnny
ve alaycı Sebastian hem okulun geleneksel tiyatro oyunu olan "Uçan Sınıf"a hazırlanmakta hem de rakip okulun öğrencileriyle amansız bir mücadele içine girmektedirler.
Kasaba okulunun öğrencileri, yatılı öğrencilerin bir arkadaşını kaçırıp defterlerini yakınca olaylar alevlenir.
Bu durum, çocukların kendi aralarındaki hiyerarşiyi ve stratejik zekalarını ortaya koyar.
Çocukluğun sadece oyun ve eğlenceden ibaret olmadığını; çocukların da yetişkinler kadar büyük hüzünler, yoksulluklar ve hayal kırıklıkları yaşayabileceğini gerçekçi bir dille anlatır...
Hikaye, Noel zamanı bir yatılı okulda geçiyor. Ama öyle kasvetli, sert kuralları olan bir yer hayal etme. Burası dostluğun, haylazlığın ve dayanışmanın kalbi. Kahramanlarımız; zeki ve hassas Jonathan, güçlü ve koruyucu Matthias, korkularıyla yüzleşmeye çalışan minik Uli, şiirsel ruhlu Sebastian ve babasız büyümenin burukluğunu taşıyan Martin.
Her biri hayatın farklı bir tokadını yemiş ama bir arada durduklarında sarsılmaz bir kale gibiler.
Kitap aslında bir tiyatro oyunu provası etrafında dönüyor. Çocuklar "Uçan Sınıf" adlı bir oyun hazırlarken, bir yandan da rakip okulun öğrencileriyle "bayrak ve defter" kavgasına tutuşuyorlar. Ancak asıl olay, geçmişin tozlu sayfalarından gelen eski dostlukların ve kırgınlıkların nasıl şifalandığı.
Kısacası, bu kitap, "Büyüdüğünde de kalbindeki o dürüst çocuğu kaybetme," diyen bir dost mektubu gibi. Uçan Sınıf
Erich Kästner’in Uçan Sınıf adlı eseri, bir grup yatılı okul öğrencisinin yılbaşı öncesi yaşadıkları olaylar üzerinden; dostluk, dayanışma, cesaret ve aidiyet gibi değerleri işliyor. Ancak bunu ne didaktik ne de fazlasıyla duygusal bir tonda yapıyor. Kästner’in başarısı da burada yatıyor: Hayatın gerçeklerini, çocuğun gözünden ama yetişkinin vicdanına seslenecek şekilde anlatabiliyor.
Karakterlerin iç dünyaları oldukça dikkatle işlenmiş. Martin'in gururu, Julian'ın liderliği, Uli'nin sessiz cesareti ve “Sigara İçmeyen” karakterinin hayata tutunma çabası... Her biri, sadece bir çocuğun kimlik gelişimine değil, toplumun farklı bireylerle kurduğu ilişkiye dair de ipuçları veriyor. Yazar, her çocuğun bir “hikâyesi” olduğunu ve yetişkinlerin çoğu zaman bu hikâyeleri göremediğini bize ustalıkla hatırlatıyor.
Uçan Sınıf, çocuklar arasında geçen bir “oyun” üzerinden aslında yetişkin dünyasının kurallarını, eşitsizliklerini ve unutulmuş değerlerini sorgulatıyor. Bu yönüyle edebi değeri kadar felsefi alt metni de güçlü bir eser. Kitap, eğitim sistemine, arkadaşlık ilişkilerine ve sosyal adalete dair çok şey söylüyor ama bunu çocukların neşesi ve kırılganlığı içinde yapıyor.
Uçan Sınıf, bir okul hikâyesi değil; hayatı sınıfına taşıyan bir metin. Sayfalar ilerledikçe aslında gerçek öğrenmenin sıralarda değil, kalpler arasında kurulan köprülerde gerçekleştiğini hissediyorsunuz.
Kısacası:Bazı kitaplar sizi büyütmez, size büyümeyi hatırlatır. Uçan Sınıf da tam olarak böyle bir kitap. Öğretici değil, düşündürücü; ağlatan değil, insana dokunan cinsten. Ve belki de bu yüzden zamanın ötesinde kalmayı başarıyor.
Dünyada bu kitaptaki gibi arkadaşlar bulmak çok zor biliyorum ama bu kitaptaki gibi arkadaşlarım olsun diye hep arayacağım belki hiç bir zaman bulamayacağım ama olsun. Ben yine de arıyacağım. Bu satırları size yazarken aklıma Özdemir Asaf ın. bir şiiri aklıma geldi onu da yazıyım.
BELKİ
Denizlerden geçerim dosttan
geçemem
Değil onun iyiliğinden fedakarlığından geçemem
Onun yolundan değil kendi yolumdan geçerim
Dost yok biliyorum ama aramaktan vazgeçmem
Offfff. Bu ne kadar da acı bu kitaptaki gibi arkadaşlarımın olamaması.. Ama ben bu kitabı okuyunca kitabın karakterlerini kendime arkadaş edindim. Bu karakterler şunlar
MARTİN =. Sınıf birincisi ama inek bir öğrenci değil yani bir kavga olursa hep arkadaşlarının arkasında durur. Hem de annesi babası fakir olup okulda parasız yatılı okuduğu halde.
JONATHAN=. Annesi ve babası tarafından terk edilen ve bir gemi kaptanın kız kardeşi tarafından evlat edilen ve kitap okumayı çok seven arada bir de küçük küçük öyküler yazan bir çocuk
MATTHİAS=. Biraz şişman her yemek sonrası bile yedikçe yiyesi gelen ve günün birinde boksör olmak isteyen bir çocuk.
Uli =. Ufak tefek sarışın korkak gibi ama kitabın sonlarında kendini kanıtlamış bir çocuk.
SEBASTİAN=. Her zaman alaycı bir şekilde konuşan ama arkadaşlarını hiç bırakmayan birisi.
SİGARA İÇMEZ =. Okula yakın bir lokomotif te yaşayan bayaa Bi tütün içen (sigara içmez lakabı lokomotifi aldığında sigara içilmez yazısını çıkarmadığı için verildi)
DOKTOR BÖKH =. İyi kalpli adaletli iyi kalpli bir okul müdürü.
Kişileri tanıttığımıza göre olaya geçebiliriz
Şöyle başlıyor;
Jonathan ın yazdığı oyunu noelde oynayacaklarken düşman okul onların güzel yazı defterlerini ve bir arkadaşını kaçırıyorlar ve Bi duello başlıyor bizim
Merhaba ben Zeynel... Bugün sizlere ablamın sayfasından çok sevdiğim bir kitabın incelemesini yapacağım. Evde olduğum zamanlarda sevdiğim kitapların incelemesini yapmaya karar verdim. Size uçan sınıfın incelemesini yazicam. Uçan sınıf tatili okulda kalan cocuklarin hayatını anlatıyor. Martin, Sebastian, petrus ve Johnny gibi . Yazarı ise Erich Kastner dir. Oradaki çocuklar çok eziyet çekiyorlarmış. Eziyet dediğim yani yanlış bir şey yapsalar hemen cezalandiriyorlar. Ve en sonunda ailelerine kavuşuyorlar. Büyükler okumaz diye sanıyorsanız yanılıyorsunuz okuyun bence. Çok güzel bir kitap.
Uçan SınıfErich Kästner · Can Çocuk Yayınları · 20223,499 okunma
Kitap hakkındaki düşüncelerime nereden başlasam bilmiyorum aslında. İlk olarak söylemeliyim ki kitap hiç beklenmedik bir yerde bitti . Sonsöz kısmında yazarın kahramanlardan biriyle karşılaşması ,onlardan biriymiş gibi sohbet etmesi beni benden aldı. Zamanım yoktu diye pek çok kez yarıda bıraktım ama kitap aslında çok sürükleyiciydi . Çocuk edebiyatı ürünü kabul edilse de öte yandan en az Hababam Sınıfı kadar öğrencilerin öğrencilikle bağdaşmayacak pek çok davranışlarını ve olaylarını konu edindiği için çocuklara tavsiye edilmiyor . Ama güzeldi...
Çocuk kitabı olarak sınıflandırılsa da yetişkinlerin de keyifle okuyacağı bir hikaye. Çocuklarımızın kitaplığına gönül rahatlığıyla koyabileceğiniz bir kitap.
Uçan SınıfErich Kästner
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki Eda okuyana ve beğenene kadar benim bu kitap ve yazarından haberim yoktu bundan dolayı Eda 'ya teşekkür ederim, ben değer verdiğim insanların beğenilerine, genel olarak önerilerine önem veririm.
Kitaba geçecek olursam kitabın yazarı Erich Kästner 1960 Andersen ödülünün sahibi olmuş ve bu kitap için der ki en iyi kitabım ayriyeten 2003 yılında kitap ile aynı adı taşıyan, kitaptan uyarlanan bir film çekilmiş. Kitap önsöz ve son söz dahil olmak üzere 14 bölümden oluşuyordu. Kitap bir çocuk romanı formatında yazılmış ama rahatlıkla büyük yaş gruplarının da okuyabileceği ve ders alabileceği noktalar da vardı. Kitabın dili ve çevirisini beğendim lakin şunu söyleyebilirim ki çocuk romanı formatında olduğundan dolayı içerisinde bulunan görseller renkli ve biraz daha fazla olabilirdi. Bölümler arası geçişleri çok hızlı buldum bu da sanki konu bütünlüğü sağlamak açısından biraz zor olduğunu düşünüyorum ama konu olarak güzeldi yani o arkadaşlık duygusunu, dayanışma ruhunu, birlik olunca zorluklar üstesinden nasıl gelineceğini güzel işliyordu öyle ki kitap elime geçtiği zamandan bu yana 24 saat dâhi olmadı ama ben kitabı bir solukta bitirdim. Kitabın önsöz bölümü biraz uzundu ama güzel çıkarımlar vardı açıkçası uzun olmasına rağmen beğendim. Sigara içmez adlı karakteri beğendimi söyleyebilirim sanki biraz da kendime benzettiğim bir karakterdi, hem çocukların, hem arkadaşlık yapanların, hem de öğretmenlik yapanların kitaptan alacak hisseleri olduğunu düşünüyorum. Eğer bu kitabı Türk edebiyatından bir esere benzetecek olursam bu kesinlikle Rıfat Ilgaz'ın unutulmaz eseri Hababam
Birbirinden haylaz, akıllı ve cesur birkaç arkadaşın yaşadıklarından yola çıkarak dostluk, arkadaşlık ve çocukların ruh hallerini anlatıyor. Kitabın adının Uçan Sınıf olmasının nedeni, çocukların hazırladıkları tiyatro oyununda, coğrafya derslerinin doğada işlenmesi konusunu işleyen ve eğitimi eleştiren oyundan esinlenilmiştir. Oyunda öğrenciler yaptıkları dekorlarla uçarak, kutuplara gidip orada ders işliyor, sonra bir yanar dağın zirvesine uçuyorlar.
Bu kitabın kahramanları edebiyat hastası Johnny Trotz, okula başladığından beri birinci olan Martin Thaler, karnı her zaman aç ve çok kalıplı olan Matthias Selbmann ve ufak tefek bir çocuk olan Uli von Simmern'dir. Bu öğrenciler Johann Sigismund Yatılı Okulu'nda okumaktadırlar. Öğrenciler bir gün Noel için bir tiyatro oyunu hazırlamaya karar verirler. Bu arada Noel de yaklaşmaktadır. Ancak rakip okul bir öğretmenin öğrencisini kaçırır. Ayrıca güzel yazı notları da kaçırılmıştır. Bu sebeple rakip okulla savaşmayı düşünürler.
Yazar, yaz günü Noel ile ilgili bir kitap yazmak istiyor. Daha doğrusu annesi istiyor. Bu yüzden de zirvesi karla kaplı bir dağın karşısına oturarak sıcak ve terleten bir yaz günü bu hikâyeyi yazıyor.
Yatılı bir okul olan Johann Sigismund Lisesindeki öğrencilerin maceralarını ve güzel dostluklarını anlatıyor. Kitabı okudukça o okulda okumak istedim. Harika bir ortam. Kitabımızın ana karakterleri Martin Thaler, Sebastian Frank, Matthias Selbman, Uli Won Simmern ve Jonathan Trutz. Her birinin farklı bir hikâyesi var. Zaten yazarın da dediği gibi : " Bir yatılı okulda her cins çocuk bulunur."
Kitapta yer yer Hababam Sınıfı vibeı aldım. Bu arkadaşların bir de grubu var.
Ayrıca kitaptaki Bökh karakterine bayıldım. Bu aralar okuduğum kitaplarda harika öğretmenler yer alıyor. Bu bir mesaj mı yoksa? Sjsjsjs yine öğretmen olasım geldi. Hem de bu sefer yatılı okulda.
...
Kitap oldukça akıcı ve sürükleyici. Ayrıca bolca mizah barındırıyor. Bir çok yerde : " Vay beee! Söyle bir ortamımız olacaktı.." dedirtiyor. Ben çok beğendim. Tavsiye ediyorum. Şimdiden iyi okumalar.
Uçan SınıfErich Kästner · Can Çocuk Yayınları · 20223,499 okunma
Emil Erich Kästner (d. 23 Şubat 1899, Dresden - ö. 29 Temmuz 1974, Münih) Alman yazar.
I. Dünya Savaşı'na katıldı. Savaştan sonra liseyi bitirdi ve Üniversite de Alman dili, tarih, felsefe ve tiyatro tarihi okudu. Gazetelerde redaktör ve tiyatro eleştirmeni olarak çalıştı. 1933'te iktidardaki nasyonal sosyalistler bütün kitaplarını yaktılar. İki kez Gestapo tarafından tutuklandı ve 1943 yılında yazı yazması yasaklandı. Savaştan sonra tiyatro ve film alanlarında çalıştı. 1966 yılında edebiyat çalışmalarına son verdi. 1974 yılında Münih'te öldü. Yaşamı boyunca yapıtları için pek çok ödül aldı. Çocuklar için yazmış olduğu kitapları bütün dünyada çeşitli dillere çevrildi. Kästner, Alman çocuk edebiyatında yeni bir çığır açmış, çocuk kitaplarını gerçekçi temeller üzerine oturtmuştur.