Yaşamanızın sebebi dopamin desem?
Hatta bu dopaminin sıfırdan üretileblir olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz desem? üstelik bu kitap da tam da bunun üstüne yazılmış!
dopamin nedir az cok bililiyoruz hepimiz ama bilmeyenler için; dopamin nörotransmitter bi madde yani beynimizdeki sinir hücrelerinin sinaps yaparken (bağlantı kurarken) bir sinirden öbürüne yolladıgı kucuk paketler gibi. Hem birden fazla siniri uyarabiliyor ya da tek bir siniri uyarabiliyor bu şekil bir özelliğe sahip. Birçok işlevi var ama bu kitaptaki insanı harakete geçiren işlevi yani ödül ceza sistemi. ve bu hayatımızın her anında var aslında:
acıkınca yemek yemek aslında ödül ceza sisteminin bir parçasıdır, bu yüzden çok acıktıgımızda o yemeğin tadı daha güzel gelir çünkü o acıdan o açlıktan sonra gelen ödül yani yemek beynimizde dopamini pik yaptırır.
Vucüdumuzda belli bir miktar dopamin bulunuyor ve bu dopamin sürkeli bir dönügden geçiyor pik yaptıgı bir nokta da var çöküşü de var hatta pik yapıyorsa garanti bir çöküş var! ying yang gibi üşünebilirsiniz gerçekten atalarımızın bir bildiği varmış çok güldük başımıza kötü bir şey gelecek demekte aslında haklılar.
peki biz bu beynimizdeki her saniye dopamin sisemini kontrol etmeye calısan ellere rağmen nasıl kendiizi akıştan kurtabilicez?:
yine bunun cevabını kitap veriyor ve pek cok söylenecek söz var ama kısacası mindfulness yani bilinçli farkındalık. Bunu psikoloji dersinde de işlemiştik kitapta da yer edilmesi hoşuma gittiği gibi aklıma da yatmıştı okurken. Örnek verecek olursak canın tatlı bir şeyler çekiyor yanınızda da baklava ve greyfurt var mesela işte o greyfurt ''tanısan seversin aslında'' kategorisinde hiç şans verilmeyecek ama tatlıdansa sana çok daha iyi gelecek eleman. Devamını yazar açıklıyor kitapta cok daha fazla örnek çok daha
5-6 yıldır en sevdiğim kitap serisi.
Pek çok güzel ve farklı kitap okudum ama benim için yeri apayrı, nöroloji olan ilgimi fark etmemi ve üzerine araştırmalar yapmamı sağladı.
Yazarın arkada verdiği kaynakça ile aslında pek çok bilimsel keşifin halka doğru dürüst sunulmadığını, halkın istese erişiminin olacağını ama isteme gibi bir gereğini duymadığını daha iyi fark ettim. Merak duygunuz varsa ve bu kitap sizi tetikliyorsa sürüden ayrılmak üzere olduğunuzu söyleyebilirim. Umarım o merağınızın peşinden gidersiniz.
Kitapta her başlıkta farklı bi yerden yerinde ve güzel alıntılar olmasına bayıldım. Aklımda birkaç tanesi kaldı.
__"Köyü tarafından sevilmeyen çocuk, sevgi sıcaklığını hissetmek için köyünü yakar"
"Bu dünyada öylesine aç yaşayan insanlar var ki tanrı onlara ancak bir somon ekmek suretinde görünür""__
Ayrıca yapay zekanın gidişatını ilerleyişini nokta atışı biraz da korkutucu bir gerçekle yaklaşıyor yazar. Serkan karaismailoglunun diğer kitaplarına da göz atmanızı öneririm benim ilk okuduğum "beynimde ararken bağırsaklarımda buldum" kitabı olmuştu bundan 6-7 yıldır önce. Kadın beyni erkek beynini de okumuştum ve onu okuduğumda beri cevremdekilere analiz yapıp beyinlerinin cinsiyetlerini analiz ediyorum kendi kendime. Şuanda da kendisinin kalk bi dopamin demle adlı kitabını okuyorum okudukça kendime bir seyler katıyorum derste gordugum konularla özdeşleştiriyorum fazlasıyla keyifli oluyor. En sevdiğim yazar diyebilirim.
Biyolojiye insan beynine psikolojisine ilginiz varsa ve romantizm, iyi yazılmış karakterler ve heyecanı hissetmek istiyorsanız mutlaka okumanız gerekiyor!!
Keyifli okumalar dilerim, Serkan karaismailogluna da kitaplarını imzalatmak isterim bizde 6 kitabı var umarım yakın zamanda görmek nasip olur