Tuğba Akalan

Tuğba Akalan
@AklnTubitak
İstanbul
35 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Herkesin Olan Dünya
“Ağasız köy, herkesin kazandığı, herkesin olacak.” (Bazı hayaller yalnızca bir insan için değil, herkes için kurulur. Kimsenin ezilmediği, alın terinin sahibinde kaldığı, bir kişinin değil herkesin kazandığı bir düzen özlemi vardır bu sözde. Belki gerçekleşmesi zor, belki uğruna ömür verilecek kadar uzak… Ama insanı ayakta tutan da biraz budur zaten; bir gün herkesin payına düşen güneşin eşit doğacağına inanmak. )
Reklam
İyiliğin Sınandığı Yer
Bu insanlara iyilik yapılmaz Safa Bey, hiç mi hiç kimseye iyilik yapılmaz. (İyilik, hak edene değil; ihtiyaç duyana yapıldığında anlam kazanır. Herkes güzel gününde yanında insan bulur ama asıl mesele, yükü ağır olanın elinden tutabilmektir. Bu söz, vicdanın en sade hâli gibi duruyor; çünkü bazen bir insana uzanan el, yalnızca bir kişiyi değil, insanlığın kendisini ayağa kaldırır. İyilik küçüldükçe dünya daralır, büyüdükçe insan çoğalır)
Sayfa 298·Kitabı okuyor
Alıntı
Devir Döndüğünde
“Aşiret bozuldu, töreler kalktı, devir döndü, insan miskinleşti.” ( Bazı değişimler ilerlemek değil, insanın özünden biraz daha uzaklaşmasıdır. Bir gün gelir alışılmış düzen bozulur, değer verilen şeyler unutulur ve farkına varmadan insanlar eski gücünü, eski direncini kaybeder. İşte bu söz, yalnızca geçen zamanı değil; zamanla birlikte eksilen insanı anlatıyor. Çünkü bazen devir döner ama geriye dönüp bakınca kaybolanın yıllar değil, insanlar olduğu anlaşılır)
Alıntı
Birinin Yokluğu Yüreğe Dert Olursa
Sen ölürsen yüreğime dert olur Açıklama: Bazı insanlar giderse yalnız bir kişi eksilmez hayattan; sesler susar, yollar sessizleşir, insanın içindeki bir parça da onlarla birlikte göçer. Bu yüzden bazı ayrılıklar gözyaşıyla değil, yüreğe çöken ağır bir dertle yaşanır. Çünkü gerçekten sevilen insanlar öldüğünde toprağa değil, insanın içine gömülü
İnsanı Yaşatan Şey Bazen Kindir
Ölüm umurumda bile değil… yüreğim inansa” Açıklama: Bazı acılar öyle derine iner ki insan artık yaşamayı değil, sadece içindeki yangının dinmesini ister. Bu sözde korku yok; tükenmişliğin, öfkenin ve hesaplaşma isteğinin ağır kokusu var. Çünkü bazen insanı ayakta tutan umut değil, bir gün adaletin yerini bulacağına dair o sarsılmaz inanç olur. Ve insan, en çok da yüreğini yakanın yandığını görmek ister.
Reklam