Tuğba Akalan

Tuğba Akalan
@AklnTubitak
Acıdığı Kişi Kendisi Değildi
“Benim halim neyse ne ağam, senin haline ağlıyorum.” Açıklama: İnsan bazen kendi yarasını unutacak kadar karşısındakinin karanlığını görür. Bu sözde bir ezilmişlik değil, derin bir merhamet var; çünkü bazı insanlar acı çekse bile kalbini kaybetmez. En ağır olan da budur zaten: Kendin yanarken bile başkasının düştüğü hâle üzülmek. İşte insanı insan yapan şey tam da budur
Sayfa 265·Kitabı okuyor
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Eden Bulur
“Sen tevekkel ol diye söylendi, sen tevekkel ol; eden bulur.” Açıklama: Bazen insanın yapabileceği tek şey sabretmek ve tevekkül etmektir; çünkü hayatın terazisi şaşmaz. Kim ne ekerse onu biçer, kim ne yaparsa karşılığını bulur. Bu söz bir tehdit değil, kaderin sessiz adaletidir. İnsan acele eder ama zaman etmez; vakti gelince herkes yaptığıyla yüzleşir.)
Saklanacak Yer Yok
“Kuşun kanadının altına saklanmışsa da bulurum onu dedi kendi kendine.” (Bazı arayışlar vardır ki insanı durduramazsın; ne mesafe engel olur ne korku. Bu sözde bir hırs değil, vazgeçmemeye yemin etmiş bir ruh var. Saklanmak çözüm değildir; çünkü insanın peşine düştüğü şey bazen bir kişi değil, kendi kaderidir. Ve kaderden kaçan değil, onu bulmaya ant içen kazanır.)
İçinde Yananı Saklayan İnsan
“Yüreği ateş aleve kesmişti. Kendisini bir düşünceye kaptırıyor, bir daha kurtaramıyordu. Neden olursa olsun bazen kendisinden, insanlardan, arkadaşlarından, her şeyden ürküyordu. Ama içinden geçen hiçbir şeyi hiç kimseye belli etmiyordu.” Açıklama:(Bazı insanlar dışarıdan sakin görünür ama içlerinde yangın taşır; korkuları vardır, ürktükleri şeyler vardır, ama bir tek kelime etmezler. Çünkü belli etmek zayıflık sanılır, susmak güç. Oysa insanı yakan şey çoğu zaman ateş değil, içine attığı düşüncelerdir. Bu cümlede bir yalnızlık var; kalabalıkların ortasında bile kimseye açılmayan, içini kilitleyen bir ruhun sessiz çığlığı var)
Sayfa 253·Kitabı okuyor
Her Taşın Ardında
“Eşkiyalıkta, dağı taşı, kurdu karıncayı kendine her zaman düşman bileceksin. Her taşın ardında bir pusu var gibi davranacaksın.” (Bu söz yalnız dağların değil, hayatın kuralını anlatır. İnsan yürürken yalnız önüne bakmaz; yanını, arkasını, suskunlukları da kollamak zorundadır. Çünkü tehlike her zaman bağırarak gelmez, çoğu zaman sessizce bekler. Bu cümle, güvensizliği değil uyanıklığı öğretir; korkmayı değil, aklı kullanmayı söyler. Hayatta kalmak bazen güçlü olmaktan değil, her taşın ardını hesaplamaktan geçer.)