Aksanur

Gün gelir... Hırsızlar zengin... Metresler eş... Serseriler adam olur... Odundan kapı, taştan saray olur... Gün gelir... Kezbanlar destan... Onları destan yapanlar mestan olur... Gün gelir... Çivisi çıkar dünyanın... Konuşamayanlar hatip... Şifa veremeyenler tabip... Yazamayanlar kâtip olur... Ama yine öyle bir gün gelir ki... İşler ters döner. Aldatan, bir gün sadakat için... Çalan, bir gün adalet için... Döven, bir gün şefkat için yalvarır... 'Piyon' deyip geçme, gün gelir şâh olur.. Şâha da fazla güvenme... Gün gelir mat olur. Ömer Hayyam
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Nereye hapsolursan ol - kafasını işaret eder-beynin sana aittir ve bu tek özgürlük asla alınmamalı, yoksa koyundan tek farkımız etçil de olmamız olur."
Alıntı
Zaman akıp gidiyor ve ben o aktıkça yoldaki engellerde kaybolmaya başlıyorum ne bunu durduracak güç ne onla akma isteğim var ortada sadece yok oluyorum.
Edebiyat
Bugün ne öğrendin, Bast?” “Bugün, usta, büyük âşıkların neden büyük âlimlerden daha net gördüklerini öğrendim.” “Peki nedenmiş, Bast?” diye sordu Kote, sesine neşe karışarak. Bast kapıyı örttü, ikinci sandalyeyi öğretmenine ve ateşe çevirip oturdu. Her an dansa başlayacakmış gibi tuhaf bir narinlik ve zarafetle hareket ediyordu. “Çünkü Reshi, bütün güzel kitaplar ışığın yetersiz olduğu yerlerde bulunur. Lakin güzel kızlar genelde dışarıda dururlar ve bu yüzden onlara bakmanın gözlere zarar verme riski çok daha düşüktür.” Kote kafa salladı. “Ama akıllı bir öğrenci kitabını alıp dışarı çıkabilir ve böylece o çok sevdiği gözleri için kaygılanmasına gerek kalmaz.”
1000Kitap
"Anne tarafım dindar insanlardı," dedi Dane kuru bir sesle. "Tecavüz sonucu hamile kalan kızlarını kabullenemediler. Annemi evden kovdular. Çocuğunu tek başına doğurdu... ve hayatının geri kalanını alkolün içinde boğularak geçirdi." Sesi kupkuruydu. "Benden nefret ederek." <Seni seviyorum, Dane. Tek hazinem, en değerli çocuğum.> "Belki de... beni gerçekten seviyordu." <Pis, pis! Seni pis piç! Senin gibi bir şeyi doğurmak istememiştim!> Yüzünde kendini küçümseyen bir gülümseme belirdi. "Peki sevgi tam olarak neydi? Gerçekten beni sevdi mi? Yoksa sadece öyle olduğuna mı inanmak istedi?"
Edebiyat