Profilim üzerinden erişilen sayfalarda ve hesaplarda, Allah`ın razı olmadığı İslam`a zıt olan herhangi bir iletiye ve profile ulaşılması halinde hiçbir sorumluluk kabul etmediğimi beyan ederim.
Bu (ve daha önceki ibret alınacak) mucize ve delillerden sonra kalpleriniz (yumuşaması gerekirken aksine hakka karşı) katılaştı. Öyle ki taş gibi hatta ondan da katı hâle geldi (artık yumuşamaz). Hâlbuki öyle taşlar vardır ki (değişip yumuşar da) arasından nehirler fışkırır. Ve öyle taşlar vardır ki yarılır da aralarından su çıkar. Yine öyle taşlar vardır ki Allah korkusundan (yerinden) kopup düşer (sizin kalpleriniz ise hiç değişmeyecek kadar katıdır). Ve biliniz ki Allah yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir (her şeyi bilir ve ona göre hesap soracaktır). [74]
Bu gün öyle bir dönemde yaşıyoruz ki insanların âlim ve hoca dedikleri kişilerin söz ve fetvalarında delil kıtlığı yaşanıyor. Ayrıca insanlar bu hoca ve âlimlere delil sormayı büyük edepsizlik addetmişlerdir. Durum böyle olunca âlim veya veli olmak kolaylaşmış, bu yüzden de âlim ve veliler çoğalmıştır. Bu âlim ve hocalar(!) insanların kendilerine delil sormalarını engellemek için onlara şöyle demişlerdir:
"Siz avamsınız. Siz âlimler gibi delilleri anlayamazsınız. Sizin imanınız taklidi imandır. Sizin hocaların sözlerine bağlı olmanız gerekir. Onların her dediğine delil sormaksızın bağlanmanız gerekir." Bu sözleriyle insanları bağlamışlardır.
Hâlbuki büyük İslâm âlimlerinin kastettikleri "taklidi iman" onların anlattıkları gibi değildir. Alimlerin "Taklidi olarak iman eden kimsenin imanı geçerlidir." sözünden kastedilen şey; delilleri araştırıp bulmaya ve bu delillerin hükümlerini anlama gücüne sahip olamayan kişinin sağlam bir müçtehidin söylediği şeylere iman etmesidir.