Serinin son kitabını da bitirdim.
Serinin genel fikrini gerçekten çok seviyorum; hepimize zamanımızı mutlu ve birbirimizi severek geçirmenin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.
Bu kitapta, hayatını kaybetmiş yakınlarını görmek için geçmişe giden pek çok insanın pişmanlıklarına tanık oldum.Hikâyenin akışının hiç beklenmedik bir yerde yön değiştirmesi ise gerçekten çok keyifliydi o sürpriz kırılma noktaları kitabı daha da etkileyici kilmis.
Kitabı okurken, tanıdığım birinin pişmanlıklarla ilgili söylediği bir söz aklıma geldi: “Geriye dönsek ve aynı olayları yeniden yaşasak, yine aynı tepkiyi verirdik; çünkü karakterimizi değiştiremeyiz. Bizi biz yapan şey tam da o tepkilerdir.” Bu dusunce bu kitabi okurken surekli aklima geldi
Kitabın sessizce başlayıp yine sessizce bitmesi de çok hoşuma gitti. Büyük dramatik çıkışlar yerine, sakin ama güçlü bir etki bırakması gerçekten güzeldi.
Bu kitaptaki olaylar aslında günlük hayatta sıkça karşılaşabileceğimiz türden durumlar. Bu yüzden kitabı okuduktan sonra biri bana hayatında yaşadığı zor ya da kötü bir olayı anlattığında, benzer duyguları ve çatışmaları daha önce bu hikâyelerde gördüğüm için daha bilinçli yorum yapabildiğimi fark ettim. Böyle bir öngörü kazanmak gerçekten çok kıymetli
Nitekim kitabı bitirdikten kısa bir süre sonra, babasını kaybetmiş bir öğrencim bana pişmanlıklarından söz etti. O an, kitapta yer alan “babasını kendinden uzaklaştıran kız”ın hikâyesi hemen zihnimde canlandı. Sanki kurgu ile gerçek hayat birbirine dokundu; okuduklarım, karşımda anlatılan duyguları daha derinden anlamama yardımcı oldu.
Zaman yolculuğunun mümkün olduğu ama kaderi değiştirmenin kesinlikle menüde olmadığı bir yerYine büyülü Café Funiculi Funicula’da geçen bu kitap, aşk, pişmanlık ve bir kapanış arzusu temalarını işleyen dört