Alara Can

Bir daha asla bu kadar -bir zamanlar babamızın kollarındaki gibi- güvende olmayacağız.
Sayfa 130·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bu Hissi Bilen Bilir Ya
Etrafıma bakınıyorum ve babamın etrafındaki mezarların dolduğunu görüyorum, kırk gün önce burada sadece onun mezarı vardı.
Edebiyat
Gülleri koklamak için eğilmeye alışığız. Eğildiğimizde, farkında olmadan, hem o gülü yetiştiren bahçıvana hem de gül fikrini yetiştiren Bahçıvan'a saygılarımızı sunmuş oluruz.
Sayfa 123·Kitabı okudu
Edebiyat
Belki hemen değil, ama işler böyle yürür -bedenler soğur, bahçeler yabani ota boğulur, çocuklar yetim kalır. Yine de bahçıvanın ölümlülüğüne rağmen bahçe bir anlamda ölümsüzdür.
Sayfa 123·Kitabı okudu
Edebiyat
Bahçıvanlık ve ölüm. Sanırım bahçıvanlığı temelde ölüme karşı bir duruş olarak kabul edebiliriz. Bahçeye her zaman bir şeyler gömersin ve bir süre sonra mucizenin gerçekleşmesini, filizlenmesini, yaprakları, çiçekleri ve meyveleri olan, ektiğin tohumdan farklı, yeşil ve narin bir şeye dönüşmesini beklersin; farklı olmasını ama aynı anda onu tekrarlamasını, aynı şey, etinden et olmasını da beklersin. Diriliş fikrinin botanikten doğan bir fikir olduğunu düşünüyorum.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Edebiyat