Alaz Vural

Alaz Vural
@Alazvural
Deneyim dediğimiz şey,yitirdiğimiz masumiyetimiz değilmi?
England / London
61 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Nietzsche’nin tümörüyüz bir miktar.
Acı çekmeyi reddediyor, kendi acına bir saat bile katlanamıyorsan, çekebileceğin bütün sıkıntıları önlemeye çalışıyorsan; acıyı, hoşnutsuzluğu nefret edilecek, kötücül, yok edilmesi gereken şeyler olarak algılıyor, bunları yaşantının kusurları gibi görüyorsan, o zaman rahatlık dinine inanıyorsun demektir.Siz rahatlık düşkünleri, insan mutluluğuyla ilgili ne az şey bilirsiniz.Mutluluk mutsuzluğun kardeşi, hatta ikizidir.Bu ikisi ya bir arada büyür ya da sizin yaşantınızda olduğu gibi hiç büyümez; hep küçük kalır.
Reklam
Vazgeçmek kendimizi özgür bırakmak demek. Hiçbir şey istememek ise, güç sahibi olmak anlamına gelir.." Pessoa'ya dair..
Güne yakınımın ölüm haberi ile uyandım... Aklıma Tolstoy’un ölüm manifestosu geldi tamda böyle; “Ve dedi: “En kof ceviz bile kırılmak ister. Olgun yemişler tutunamaz ağaca. Öyleyse kabuğum kırılacak diye hayıflanmamalıdır insan. Toprağa düşmemek için çırpınmamalıdır meyve. Düşün! Bir şeyin geldiği yere dönmesi kadar sevindirici ne olabilir? Tohumun ağaca, ağacın tohuma dönüşümünden başka bir şey değildir hayat. Yani ölüm… Fakat insanlar öykü kefelenmişlerdir. Ve kefelenen her şey öldürücüdür. İnsana düsen, tüm libaslarından soyup öylece seyretmektir ölümü. Yani hayati..”
İbn-i Haldunun insanlara yaklaşımı çok manidar; “Kıtlık çağlarında insanları öldüren açlık değil çok fazla alıştıkları tokluktur." der neye alıştığına dikkat etmeli insan. çok fena!
Kafkadan Milenaya; “palto giymeye üşenirken bu koca dünyayı sırtımda nasıl taşırım ben? İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam. Sen de anlamazsın Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım?” Çok fena...