Sabahattin Ali’nin insani sarsan,detaylara indikçe kafasına 7,65 kalibrelik mermi yediğini hissettiren romanıdır.
Klasik bir aşk kurgusu üzerinden,toplumsal olayları, kişiliğe yapılan psikolojik
tespitleri,
yani içimizdeki şeytanı ustalıkla kaleme almıştır.
Yazar dönemin aydın geçinenlerine ağır eleştiriler yapmakla beraber,bugünün entellektüel geçinmeye çalışan para hokkabazlarını,kadın ve erkeğin modernleşmek uğruna kendi benliğinden uzaklaşmasını,taşralı Macide ve Bedri’nin gözünden bizlere aktarmıştır.
Ömer burada Macide’yi çok sevmesine rağmen,iradesine sahip çıkamadığı için yapmış olduğu tüm yanlışları içindeki şeytana yükler.
Fakat hapishanede kaldığı süreçte,üzerinde kafa yorduğu hatalarının,kendi tembelliğinden kendi acizliğinden geldiğini ifade eder.