Alaz Vural

Alaz Vural
@Alazvural
Deneyim dediğimiz şey,yitirdiğimiz masumiyetimiz değilmi?
England / London
61 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Uçurum İnsanları
Sessiz kayıtsızlıkları yok olmuştu,şimdi hareketliydiler gördüğün nefes kesen bir dehşet gösterisiydi. Elle tutulacak kadar somutlaşmış öfke dalgaları halinde kükreyerek ve homurdanarak gözlerimin önünden geçiyorlardı. Hayvanlara dönmüşlerdi.Yağmaladıkları ambarlardan çaldıkları viskilerle,kinle,kana susamışlıkla sarhoş,yırtık pırtık giysiler,paçavralar içinde kadınlar,erkekler ve çocuklar,içlerinde tanrısal olan herşeyin kirletildiği,bu boşluğun şeytanın doldurduğu bir yığın vahşi ruh,maymunlar ve kaplanlar,kanları çekilmiş çalışmaktan çarpılmış,saçı sakalı birbirine karışmış yaratıklar,vampirleşmiş bir toplum düzeninin içlerindeki tüm yaşamı çekip aldığı soluk benizler,fiziksel yıpranmanın şişirdiği vücutlar,kurumuş acuzeler,saça sakala bürünmüş ölü yüzler,yaralı gençlik,yaralı yaşlılar,şeytanın çarpılmış yüzleri,hastalıkların ve açlığın biçimlerini bozduğu şekilsiz canavarlar,yaşamın artıkları,toplumun kanayan yaraları,öfkeden köpüren,çığlıklar atan,feryat figan ilerleyen şeytani bir sürü. Başka nasıl olabilirdi ki ?
Sayfa 327 - Lilith·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Kahya’nın,Korney’in ve bu iki günde karşılaştığı herkesin yüzünde açıkça gördüğü hor bakışlara ve acımasızlıklara dayanamayacağını hissetti. İnsanların kendinden nefret etmelerine engel olamazdı, çünkü bu nefret kötülüğünden kaynaklanmıyordu ( o zaman iyi olmaya çalışırdı), ama komikçe ve iğrenççe mutsuzdu.Kalbi yıprandığı için ona acımayacaklarını biliyordu. İnsanlar onu yaralamış,acıdan inleyen köpeği parçalayan köpekler gibi mahvedeceklerini hissediyordu. İnsanlardan tek kurtuluşun yaralarını saklamak olduğunu biliyor ve bilinçsiz olarak iki gündür bunu yapmaya çalışıyordu. Ancak,şimdi bu adaletsiz mücadeleyi devam ettirmeye gücünün kalmadığını hissediyordu.
Sayfa 351 - Lilith·Kitabı okudu
Aleksey aleksandroviç kıskanç biri değildi.Ona göre kıskançlık karısına hakaret gibi oluyordu ve karısına güveni olmalıydı.Neden güvenmesi gerektiğini,yani genç karısının onu her zaman seveceğinden emin olması gerektiğini kendine sormuyordu. Güvensizlik hissetmiyordu “olması gerektiği için güveniyorum” diyordu kendine. Şimdi de kendine kıskançlığın utanılacak bir his olduğu düşüncesi kırılmadıysa bile mantıksız bir şeyle yüz yüze olduğunu hissediyordu ve ne yapacağını bilemiyordu. Aleksey Aleksandroviç hayatın ta kendisiyle yüz yüzeydi,karısının kendisini başka birini sevme ihtimali ile karşı karşıyaydı. Bu ona mantıksız anlamsız geliyordu çünkü bu hayattı. Hayatı boyunca aleksey iş çevrelerinde,hayatın yansımalarında yaşadı ve çalıştı,hayatla karşılaştığı her seferde ondan kaçıyordu. Bir insan bir ucurumun üstündeki köprüden rahatlıkla geçiyor ve sonra bu köprünün yıkıldığını ve uçurumu gördüğü zamanki hissettiği şeyi,şimdi aynı şeyi hissediyordu. Uçurum hayatın ta kendisiydi.
Lilith
Tolstoy’un hayatlarımıza bakışı çok manidar çok; “Nefretle hayatımı gözden geçiriyor,titriyor ve lanetliyorum ve acı içinde sızlanıyorum”
Sayfa 60
Siddhartha Gautama’nın dediği gibi...
Çünkü yalnız arzu ve başıboşluk kederli kılar bizi...
Sayfa 112 - Lilith·Kitabı okudu