S.Tuana

S.Tuana
@AlbatrosInAlcatraz
Bircok kitap, insanin kendi kalesinin icindeki bilinmeyen odalarin anahtarlari gibidir.
Sabetay Sevi, 1626'da İzmir'de doğmuştur. Genç yaşta Talmud, Kabbala ve Tevrat eğitimi almıştır. Kendisinin "Mesih" olduğunu ve 1666 senesinde kıyametin kopacağını iddia etmiştir. Sabetay Sevi, Tevrat'taki "10 Emir"i 18'e çıkarmıştır. İzmir'de fazla Yahudi olmadığından, kendisine taraftar toplamak için Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı Selanik'e gitmiştir. Sabetay Sevi, Yahudileri Filistin'de toplamayı hedeflemiştir. Bu yüzden Siyonizm'in öncülerindendir. Sabetay Sevi'nin geleneksel Yahudi inancına da aykırı söylemler içinde bulunduğundan kendi otoritelerinin sarsılmasını istemeyen Yahudi din adamları, Sabetay Sevi'yi yetkililere şikayet etmişlerdir. Şikayetler üzerine mahkemeye çıkarılmıştır. Mustafa Cezmi Efendi isminde bir Yahudi dönmesi Sabetay Sevi'ye Müslüman olması halinde hayatta kalabileceğini söylemiştir. Sabetay Sevi ise hayatını kurtarabilmek için göstermelik Müslüman olmuştur. Daha sonra Sabetay Sevi, "Aziz Mehmed Efendi" ismini almıştır. Sabetay Sevi, kendi taraftarlarına da Müslüman gibi görünerek Yahudiliklerini devam ettirmelerini söylemiştir. Böylece Osmanlı Devleti'ndeki Yahudiler kendilerine bir kamuflaj imkânı bulmuşlardır. Dünya'nın çeşitli ülkelerinde kendilerini gizleyen Yahudiler vardır: Portekiz'de Maranolar, İran'da Meşhediler, Ermenistan'da Pakradūniler ve İtalya'da Frankolar. Bunlar, dışarıya kendilerini o milletten gibi göstermiş fakat esasta Yahudiliklerini devam ettirmişlerdir. Sabetay Sevi ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu içinde Sabetayistler ismiyle gizli Yahudi cemaati ortaya çıkmıştır. Sabetay Sevi'nin 1676'daki ölümünden sonra da Sabetayizm devam etmiş ve Osmanlı Devleti'nin çöküşünde aktif rol oynamışlardır.
Sayfa 18·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Nasıl organize oluyorlar?
Siyonist ve emperyalistler hedeflerine adım adım yürümek için başta siyasi, ekonomik ve askeri alanlar olmak üzere dev bütçelerle büyük organizasyonlar ve yapılar kuruyorlar. Dünyayı adeta bir örümcek ağı gibi saran ve hiçbir alanda boşluk bırakmayan çalışmalar yapıyorlar. Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve NATO gibi kuruluşları ile dünyadaki tüm siyasi ve askeri olayları kontrol edip yönlendiriyorlar. Bugün, başta Irak, Suriye, Mısır, Libya ve Filistin olmak üzere Müslümanlara karşı yapılan tüm zulüm, işkence, savaş, darbe ve terör eylemlerini bu yapılar aracılığı ile organize ediyorlar. İMF, Dünya Bankası, Faiz, Borç, Dolar ve Euro sistemi ile yeryüzündeki tüm ekonomik faaliyetleri kendi istediklerini şekilde yönlendiriyorlar. Kurdukları ekonomik zulüm ve sömürü düzeni ile sadece Müslümanları değil tüm dünya halklarını açlığa, borca, sefalete ve yokluğa mahkûm ediyorlar. Dünya Gıda ve Tarım Örgütü, Dünya Gıda Fonu ve Gıda Konseyi gibi yapılar aracılığı ile tarımı ve gıdayı tamamen kontrol altına almak istiyorlar. Bugün tohumun neredeyse tamamı Siyonist İsrail'in eline geçmiş durumdadır. İslam coğrafyası dâhil yeryüzünde neyin ekilip neyin ekilemeyeceğine dair ülkelere dayatmalarda bulunuyorlar. "Onlar yeryüzünde iş başına geldiler mi ekini ve nesli ifsat ederler" ayetinde de belirtildiği gibi genetiği bozulmuş tohumlar, gıdalar ve haram katkılı gıda maddeleriyle hem ekinleri hem de nesilleri ifsat diyorlar. Dünya Sağlık Örgütü gibi yapılarla tüm insanlığın sağ- lığını ilgilendiren kararlar alıyorlar. Tıp kitaplarını onlar yazdırıyorlar, okullardaki tıp eğitimin nasıl olacağını on- lar belirliyorlar, hastalıkları teşhis eden film ve tahlil makinalarını, tıbbi cihazları ve ilaçları ve test kitlerini onlar üretiyorlar. Bir şeyin hastalık olup olmadığına onlar
Sayfa 37·Kitabı okudu
İslam coğrafyasının nasıl adım adım işgal edildiğini, nasıl sömürüldüğünü, köleleştirildiğini, hedef ve ideallerinden nasıl uzaklaştırıldığını, ümmetimizin nasıl parça parça edildiğini, bu parçaların nasıl birbiriyle savaştırıldığını, vahdetimizi nasıl kaybettiğimizi anlamak istiyorsan önce Siyonizm'i tanımak zorundasın. Topraklarımızdaki yer altı ve yer üstü zenginliklerimizin, madenlerimizin, ormanlarımızın, petrolümüzün, suyumuzun, nasıl sömürüldüğünü anlamak istiyorsan önce Siyonizm'i tanımak zorundasın. Müslümanların öncelikli düşman algısını kaybedip birbirlerine nasıl düşman olduğunu, coğrafyamızın nasıl kan gölüne döndüğünü, hücrelerimize kadar nasıl bölündüğümüzü anlamak istiyorsan önce Siyonizm'i tanımak zorundasın. Allah'ın Kur'an'da yasakladığı bütün haramların ve sapkınlıkların nasıl resmileştiğini, normalleştiğini, vergiyetabi hale geldiğini ve kanunlarla koruma altına alındığı anlamak istiyorsan önce Siyonizm'i tanımak zorundasın. Müslüman aile yapısının nasıl mahvedildiğini, Müslüman genç nesillerin nasıl dininden ve değerlerinden uzaklaştırıldığını, Müslüman kadın kimliğinin nasıl yerle bir edildiğini öğrenmek istiyorsan önce Siyonizm'i tanımak zorundasın. Hakkın, adaletin ve merhametin timsali bir ümmetken, haksızlıkların, adaletsizliklerin, zulümlerin ve merhametsizliğin girdabına nasıl yuvarlandığımızı anlamak istiyorsan önce Siyonizm'i tanımak zorundasın. Kendini kandırmadan, avutmadan, oyalamadan, zaman kaybetmeden gerçekçi ve cesur bir İslami mücadeleye girişmek istiyorsan önce Siyonizm'i ve projelerini bilmek, anlamak ve çözümlemek zorundasın. Çünkü Hz. Ömer'in (r.a) dediği gibi "Cahiliyeyi tanımadan İslam'ı anlayamazsınız" düsturu gereği Siyonizm'i bilmeden hakiki bir İslami mücadele veremezsiniz. Genç dava adamı bilmelidir ki: Bir
1000 Kitap
Her dava adamının bilmesi gereken üç Siyonist Proje:
Büyük İsrail Projesi: Başkenti Kudüs olan, Arz-ı Mev'ûd yani vaat edilmiş top- raklar üzerinde kurulması planlanan Siyonist devlet projesi. Bu projenin sınırları Fırat ve Nil nehirleri arasını kapsar ve bizim memleketimizin de bir kısmını içine alan bir projedir. Özelde Orta Doğu olarak tarif edilen topraklarda, genelde ise dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen ekonomik, siyasi ve askeri olayların bir şekilde bu proje ile muhakkak bir ilgisi vardır. BOP Projesi: Büyük İsrail projesinin gecikmesi üzerine bu projeyi daha hızlı bir şekilde hayata geçirmek için organize edilen ve içerisinde Türkiye'nin de bulunduğu 22 İslam ülkesinin sınırlarını değiştirmeyi hedefleyen bir projedir. Asıl amaç Büyük İsrail'in kurulması ve güvenliğinin sağlanmasıdır. Bu projesinin sınırları Hindistan ve Cebelitarık arasındaki bölgedir. Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi Kuzey Afrika'dan İran Körfezi'ni de kapsayacak şekilde Pakistan'a, Filistin'e, Orta Asya'ya ve Kafkaslar'a uzanan bölgedir. Bu bölgede Arap ülkeleri, Pakistan, Bangladeş, Afganistan, İran, Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye vardır. Bu bölgelerde ve ülkelerde meydana gelen her gelişmenin, savaşın, barışın, darbenin, ekonomik krizinin ve anlaşmanın muhakkak İsrail'le bir bağlantısı vardır. Haim Nahum Projesi: İslam'ın bir hayat nizamı olmaktan çıkarılması, Müslümanların etkisizleştirilmesi, kendi dertlerine düşürülmesi, ruhsuzlaştırılması ve kimliksizleştirilmesi için hazırlanmış bir projedir. Yedi madde halinde özetlenebilir: 1-Müslümanları aç bırakacaksın 2- İşsiz bırakacaksın 3- Borca esir edeceksin 4- Böylece dininden ve değerlerinden uzaklaştıracaksın 5- Böleceksin ve parçalayacaksın 6- Böldüğün parçaları birbiriyle çatıştıracaksın 7-Tüm bunlarla onları yumuşak lokma haline getirip yutacaksın.
Sayfa 35·Kitabı okudu
1000Kitap
Başkalarını çok fazla düşünen bir kimse, kendisini unutur.
Sayfa 60 - epub·Kitabı okudu
Reklam