“Bir insanı gerçekten tanımak istiyorsanız, ne söylediğine değil, ne zaman sustuğuna bakın. İnsan, kendi yalanlarına suskun kalışıyla inşa eder hayatını. Ben konuşurken hep dürüsttüm, ama sustuğum yerlerde hep korkaktım. Sessizliğimle kurdum bu çöküşü.”
İnan bana, büyük acı yoktur, büyük pişmanlıklar, büyük anılar yoktur. Her şey unutulur, büyük aşklar bile. Yaşamda aynı anda hüznün ve coşkunluğun buluinuşu bundandır. Olayları görmenin ancak belli bir yolu vardır ve zaman zaman ortaya çıkar. İşte bunun içindir ki, yaşamında büyük bir aşka, mutsuz bir tutkuya sahip olmuş olmak yine de iyidir. Bu en azından bizi çökerten nedensiz umutsuzluklar için bir korunmadır.