Maeglin

Maeglin

Maeglin

, bir kitap okudu
7/10
·165 syf.·
Beğendi
·
2026 16. kitabı
Sezgin Kaymaz
7.1/10 · 711 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gökyüzünden yeryüzüne; Bir sürgün hikayesi
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
En eski hikayeyi alıp, üzerine Sezgin Kaymaz’ın muazzam hayal gücünü ve samimiyetinin boca edildiği bir kitap. Kutsal metinlerdeki o mesafeli, didaktik anlatının yerini, kanlı canlı, merak eden, hayal eden, acı çeken ve birbirine yapışan karakterler almış. Şeytan’ı o bildiğimiz mutlak kötü figüründen çıkarıp, Adem ile arasındaki o tuhaf, kadim ve neredeyse trajik bağı anlatması çok sarsıcı. Birbirine mecbur iki varlığın hikayesi bu. Azazil'in iç dünyası ve kibri üzerinden ilerleyen bölümler oldukça ilginçti. Onun gururu, öfkesi ve yaşadıkları hikayeye farklı bir boyut katıyor. Adem’in şaşkınlığını ve yeryüzüne fırlatılmış olmanın verdiği o çıplaklık hissini öyle bir anlatmış ki, "insan olmak aslında bir ceza mı yoksa bir ödül mü?" diye sormadan edemiyorsun. Cennetten kovulma meselesi ancak bu kadar ironik ve bir o kadar da hüzünlü anlatılabilirdi. İnsan ister istemez kim haklı, kim haksız diye düşünmeye başlıyor. Kendimi özellikle Azazil'in bakış açısından düşünürken buldum, bazen de yapılanların sonuçlarını izler gibi hissettim. Bu sadece Adem’in değil, hepimizin hikayesi. Sezgin Kaymaz, o devasa yaratılış mitini almış, mutfağımıza kadar sokmuş ve bize aynada kendimizi göstermiş. Ateşin gerçekten canımıza yapıştığı, ama o ateşin içinde pişip insan olduğumuz bir yolculuk bu.
1000Kitap
Ateş Canına YapışsınSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 2023623 okunma
Hayatın sertliği, denizin ve bazı insanların inceliği
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Kitabı dinlerken, kitap bittiğinde, kitabı düşünürken yüzüme sert bir deniz rüzgarı çarpmış gibi hissediyorum. Öyle bir hikaye ki burnuna iyot kokusu, kulağına dalgaların sesini, gözünün önüne eski İzmir'i getiriyor. Kağıt, mürekkep ve bir sesten ibaret olmayan bir hikaye. Ada ve deniz hikayesi gibi başlayıp derinlere indikçe insanın o en çıplak, en korunmasız haline dokunuyor kitap. Kimin haklı, kimin güçlü olduğu arasındaki o bitmek bilmeyen savaşı anlatıyor. Kelimeleri öyle seçmiş ki, sanki her cümle birer olta iğnesi gibi; takılıyor ruhuna ve seni çekiyor. Bir de Deli İbram’ın o duruşu, insanın içindeki doğru olanı yapma isteğini gıdıklıyor. Kitabın dünyası çok canlı. Denizin o hem bereketli hem de acımasız yanını okurken, insanın doğa karşısındaki küçüklüğünü ama azmini iliklerine kadar hissediyorsun. Bir adada bir İzmir sokaklarında dolaşıp oradaki insanları dinliyorsun. Özellikle karakterlerin anlatılışını sevdim. Hepsi kendine özgü, gerçek hayatta karşılaşabileceğimiz kadar sahici insanlar, dünyaları da bir o kadar ilgi çekici. Ege havasını, ada hayatının o kendine özgü ritmini hissetmek çok güzel. Mekanların ruhu, atmosferi iyi yansıtılmış. Keyifli ve akılda kalan bir kitap oldu. Bitirdikten sonra bile zihnimde dolaşan güzel hikayelerden biri.
1000Kitap
Deli İbram DivanıAhmet Büke · Can Yayınları · 20212,830 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Bazı kitaplar vardır, sadece bir hikaye anlatmaz; sizi alır, bugünün gürültüsünden çıkarıp eski İstanbul’un o çok katmanlı, hüzünlü ama bir o kadar da zarif sokaklarına bırakır. Markiz'deki Kadın da tam olarak bunu yapmış. Hikayede özellikle karakterlerin geçmişleri, bugünleri ve yaşadıkları duygular bana oldukça samimi geldi. Markiz Pastanesi üzerinden kurulan köprüde yürürken, geçmişin tozlu sayfaları arasında gidip gelirken, kendimi bir dedektif gibi hissettim ama bu daha çok ruhların izini süren bir dedektiflikti. Okurken mekanları gözümde canlandırmak hiç zor olmadı. İstanbul’u sadece bir mekan olarak değil, yaşayan bir karakter gibi anlatılması güzeldi. Ne çok ağır bir tarih dersi gibi ne de yüzeysel bir kurgu hikaye ayrıca çok süslü ya da ağır değil. İkisinin arasındaki o ince çizgide çok keyifli bir dans var. Hikayenin içinde kaybolmayı, karakterlerle empati kurup dertleşmeyi seviyorsanız bu kitap uzun süre zihninizde dönüp duracak demektir.
1000Kitap
Markiz'deki KadınAyşe Övür · Remzi Kitabevi · 2025296 okunma
Böyle düşündüm, diyelim yanlış düşündüm; peki yanlış düşündümse kimin izniyle düşündüm? Ben kulluk yolundan saptıysam o saptığım yolu var eden kim? Bedene sütle yerleşen huy hayvanattan bile çıkmazken, senin rahmetin ve rızanla bana yerleşen bu huy benden nasıl olur da çıkar? Benim kabahatim ne?
Alıntı