İnsana hizmet etmek insanı sevebilmekle başlar.
İnsan sevgisi barındıran kişilerin iki duygu durumu belirgindir: "Mahcubiyet" ve "Tevazu". Tersinden söyleyecek olursak, insan sevgisi olmayan kişiler alçak gönüllü olmayı ve mahcubiyet hissini bilmezler. Bu hal "duyarsızlık" tur.
Ve bütün zarara uğratıcılar "duyarsız" lardır.
Katiller "duyarsız"lardır örneğin. Öldürdükleri kişilerin çocuklarına karşı kendilerini mahcup hissetmez, onların acısını duymazlar...
Duyarsızların en çok zarara uğrattıkları kişiler kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engellilerdir. Çünkü bunlar zayıftır, savunmasızdır. Ve duyarsızlar savunmasızlara zarar vermekten haz alırlar. Duyarsız kişi civciv dolu bir kümese giren kedi gibidir. Sevimli yüzüne aldanmamak gerek, bütün civcivleri telef eder.
İnsan türünü oluşturan halktır; halk olmayan şey o kadar önemsizdir ki hesaba katmaya değmez. Tüm durumlarda insan insandır ; böyle olunca da, insanların içinde en çok bulundukları durumlar en çok saygıya layıktır. Düşünen kişinin karşısında tüm toplumsal ayrımlar ortadan kalkar: O, kaba saba bir uşakta ve ünlü bir kişide aynı tutkuları, aynı duyguları görür; yalnızca aralarındaki dil ve az çok özentili bir üslup farkı gözünden kaçmaz. Aralarında çok temel bir fark varsa, bu duygu ve düşüncelerini en çok gizleyenlerin aleyhine bir farktır. Halk olduğu gibi görünür, dolayısıyla sevimli değildir; ama kibarlar aleminden olanların elbette kılık değiştirmeleri gerekir; oldukları gibi görünseler, nefret uyandırırlardı.
İlk yaşlarda zaman uzundu;yanlış kullanmaktan korktuğumuz için, yalnızca harcamaya bakıyorduk. Şimdi burada tam tersi söz konusu;tüm yararlı olacak şeyleri yapmak için yeterli zamanımız yok.
İnsanlar, insan olun;bu sizin ilk görevinizdir :Her durumda, her yaşta, insana yabancı olmayan her şeyde insan olun. Sizin için insanlık dışında hangi bilgelik vardır?