Hacer RÜZGAR

Hacer RÜZGAR
@Alex_7291
7 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Bu sadece bana özgü bir tuhaflık mı bilmiyorum ama bir ölünün başında beklerken, eğer yanımda bu görevi benim- le birlikte yaparken acıdan ya da çaresizlikten çıldırmış biri yoksa kendimi mutlu hissetmediğim zamanlar pek enderdir. Orada ne yeryüzünün ne de cehennemin bozamayacağı bir huzur bulur, ahirette bizleri sonsuz ve sorunsuz bir yaşamın beklediğine olan inancım kesinleşir ve o Sonsuzluk'a erişen kişilerin hiç bitmeyecek olan bir yaşamda hiç tükenmeyen bir sevgi ve dolu dolu mutluluklar yaşayacaklarını hissederim. O gün de, Catherine'in o hayırlı kurtuluşundan Bay Linton'ın duyduğu korkunç kederi gördükten sonra, onunki gibi bir aş- kın bile ne kadar büyük bir bencillik olduğu kafama dank etti!
Sayfa 233
Reklam
"Sensiz geçen bir anım bile olmadı. Tanrım ve sen hep be- nimleydiniz...' Başını Vladimir'in göğsüne yaslayan Adele cevabını gayet iyi bildiği bir şeyi yine de sormak istedi. "Neden?" "Çünkü kara kışın ortasında bile olsak seni her düşündü- ğümde Auschwitz sabahları daha sıcak oluyordu." Adele Vladimir'in neyi kastettiğini biliyordu. Çünkü Tanrı oradaydı. Ölenlerin kalplerindeydi. Yeni bir başlangıç için sağ kalan kadın, erkek ve çocukların hayatındaydı. Ve depodaki resim odasındaydı. Adele o an gelecek nesillerin o kampta ölen, acı çeken insanları hiçbir zaman unutmamalarını diledi. Auschwitz'de ağaran o soğuk günleri hatırlasınlar diye için- den dua ediyordu...
Sayfa 447
Alıntı
Minnettardı... Çünkü o cehennemden sağ çıkmıştı. Minnettardi... Çünkü Omara'ya verdiği sözü tutmuştu. Ilk bir rüzgâr yanağını okşayınca Adele yüzünü Tanrı'nin soluğu gibi esen rüzgâra döndü. Adele'i dalıp gittiği düşüncelerden çekip çıkaran Vladimir'in fısıltısı oldu. "Her sabah, tan yeri ağarırken ya da gözümü yeni güne açar açmaz senin için dua edeceğim. Sen- den uzak durduğum zamanlar için öyle pişmanım ki... Zama- ni geri alıp o günlere dönebilmeyi nasıl istiyorum, bir bilsen Senden ayrı geçirdiğim ömrümün tamamını seninle daha fazla zaman geçirmek için seve seve feda ederdim."
Sayfa 446
Alıntı
"İlke olarak değilse de kendimi bildim bileli pratikte bencil bir insan olmuşumdur. Çocukken bana doğruyla yanlışı öğrettiler ama huylarımdan vazgeçmeyi öğretmediler. Çocukluğum boyunca bana kazandırılan nitelikler iyi olmasına rağmen, onları ki bir ve gururla uygulamaya terk edildim. Uzun yıllar ailenin tek çocuğu, biricik evladı olarak kalınca da şımartıldım. Bencil davranmaya, kendimden başka kimseye aldırış etmemeye teşvik edildim.İnsanları hor görüp kendimden başka herkesin hislerini aşağılardım. Sekiz yaşımdan yirmi sekiz yaşıma kadar böyle yetiştirildim. Ve eğer karşıma siz çıkmasaydınız, sevgili Elizabeth, hiç değiş- meyip olduğum gibi kalacaktım! Hayatımı size borçluyum! Bana acı ama bir o kadar da yararlı bir ders verdiniz. Beni hak ettiğim ölçüde aşağıladınız. Size evlilik teklif ederken, kabul edeceğiniz- den emindim. Oysa siz bana son derece değerli, her türlü övgüye layık bir kadının gözüne girmekten aslında ne kadar uzak olduğu- mu gösterdiniz."
Sayfa 441 - Bay Darcy
Amerika'da Siyahların daha 'düşük' ve tabii buna karşılık Beyazların daha 'üstün' olduğuna inanacak kadar beyni yıkanmış ve bu inançla Beyazların ölçülerine göre 'şirin' görünebilmek için Allah'ın kendilerine verdiği bedensel özellikleri zorlamalarla bozmayı bile göze alacak kadar bilinçsizleşmiş bir yığın Zenci arasına ben de katılmıştım sonunda.
Sayfa 209 - Malcolm X
Reklam