Çünkü her baba oğluna bir şeyler öğretmek ister, ona doğru ve gerçek olanı göstermek ister. Oysa benim sana, düşlerimden başka verebilecek bir şeyim yoktu.
Bu dunyada insanlarin korktugu tek sey ogrenmekti. Aciyi, susuzlugu, acligi ve uzuntuyu ogrenmek onlarin uykularini kaciriyor, bu yuzden daha rahat doseklere, daha leziz yemeklere ve daha neseli dostlada siginiyorlardi. Dunyaya olan kayitsizliklari bazen o kerteye variyordu ki, kendilerine altin ve gumusten, zevk ve sefadan, lezzet ve sehvetten bir alem kurup, kexer ve izdirap fikirlerinin kafalarina girmesine izin vermiyorlardi.