"Hayatımızı hep bir şeyleri erteleyerek, hep bir gün diyerek harcıyoruz. Ama aslında sahip olduğumuz tek şey şimdi. Şu an ve burası. Bunları iyi değerlendirirsek, hayallerimize ulaşmamamız için hiçbir neden yok. Yıllar sonra bir sabah uyanıp tüm şansımızı kaybetmek istemeyiz, değil mi?"
Mağaranın zemininde, gözyaşlarıma hâkim olamadan, tortop olmuş vaziyette yapayalnız kaldım. Saç tutamlarım yüzüme döküldü.*Hayır. Umudumu o kadar kolay kaybetmedim. Hiç bir zaman kaybetmeyeceğim.*
Yakınımda birinin durduğunu hissettim. Gözümü açtığımda, Enzo'nun önümde tek dizi üzerine çökmüş vaziyette, acı bir hayal kırıklılığı ifadesiyle, gözyaşlarının ıslattığı yüzümü incelediğini gördüm. Bana her şeyden çok bu bakış acı verdi.
"Umudunu ne kadar kolay kaybettin," dedi bana tepeden bakarak. "Hazır değilmişsin."