Evet elimizdekiyle mutlu olmamızı öğrettiler bize ve elimeze tabletler, son model telefonlar, bilgisayarlar verdiler. Ve mutlu olduk onlarla. Herşey elimizdeydi çünkü ya da herşeyimiz ellerindeydi. Oysa betonarme evlerimizden, boğucu kalabalıklardan uzaklaşıp ıssız bir yerde kamp kurmak, ruhumuzu dinlemek, doğanın binbir çeşit zenginliğine şahit olmak daha zor geliyordu. Çünkü tüm alışkanlıklarımız bize öylesine hakim olmuştu ki ne istediğimizi bile unutmuştuk. En başta da doğanın bir parçası olduğumuzu.