Ölmek kesinliğinin, yaşamayı düşünmek için yaratılan canlılar dünyasında, insan düşünce ve anlayışıyla belirmesi, doğanın niyetine açıkça karşıdır. Doğa böylece kendi yoluna koyulan engel üstünde sendelemektedir. İşte bu sendeleyiş onu yeniden doğrulmaya, ölümün kaçınılmazlığı düşüncesine karşı, yaşamanın ölümden sonra da süreceği düşüncesini koymaya zorluyor. Doğa düşüncenin yerleştiği zeka alanına bu hayali atmakla, her şeyi yerli yerine koymuş olmaktadır.