Yaşar Kemal'in bile kendine örnek aldığı bir yazar, Mahmut Makal.O dönemde Anadolu'nun geri kalmışlığını, cahilliğini, bağnazlığını, dinci hocaların yalanları ile lüks yaşamlarını nasıl sürdürdüklerini o kadar güzel anlatmış ki sanki kitabı okurken Mahmut Makal ile aynı masada oturup karşılıklı sohbet ederek dinliyormuşsunuz gibi.
Mahmut Makal köylüleri gibi değildir, okumuştur, sorguluyordur bu belki öğretmen olmanın belki de köyde olanların ona etik gelmemesinden kaynaklanır.
Annesi, babası Mahmut Makal'a benzemez onlarda köylüler gibi düşünür, Mahmut Makal her ne kadar çabalasa, onlara doğruları anlatmaya çalışsa da onlar hoca efendilerinin (imam) dediği gibi yaşarlarsa cennet'e gideceklerine inanırlar ama bu Mahmut Makal'a saçma gelmektedir çünkü hocanın böyle yaparak köylüyü sömürdüğünü, onları kendi himayesi altında tuttuğunu görmektedir.
Hayal ve gerçek kitabı evlenme ile başlamaktadır. Köyde evlenmenin nasıl olduğunu, ilk çağlardan kalma adetleri anlatır. Kızların sevmedikleri erkeklerle para uğruna evlendirilmeleri, buna dayanamayıp kendi sevdikleri ile kaçmaları bunun sonucunda ailelerin kavga etmelerini hatta ölüme kadar gitmelerini anlatır. Burada saçma olan bazı noktalar vardır örneğin; çocuklarını evlendirecek ailelerin kanundan haberi olmayıp isteme zamanı gidip muhtardan onay almaları mesela. Bu aslında köylülerin aklında şuna sebep olabilir; Devlet bizi görmüyor, bilmiyor olabilir ama bizi yönetmesi için gönderdiği yüce bir yöneticisi var, onun rızası olursa hem kanuna uyarız hem de günü geldiğinde devlet görevlilerine açıklayacağımız bir nedenimiz olur.
Gerdek gecelerinde gelin ile damat odada tek başınayken birinin kapı deliğinden onları izlemesi sürekl kontrol altında tutması bağnazlığın ne kadar ileri boyutta olduğunu gösterir bize. Bazılarının