Ali söğüt

Ali söğüt
Mutluluğun iyi edemediğini iyileştirecek ilaç yoktur.

Ali söğüt

, bir kitap okudu
10/10
·64 syf.··
2023 16. kitabı
Pierre de Marivaux
7.4/10 · 1.563 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Köleler Adası
10/10
·64 syf.··
2023 16. kitabı
Efendi Iphıcrate ve köle Arlequin gemi batması sonucu bir adaya düşmüşlerdir. Kaza sonucunda efendi Iphıcrate onlardan başka kurtulan olmadığını düşünüp bunu Arlequine söyler. Artık onlar için ölümle yaşam arasında ince bir çizgi vardır. Ya birkaç zaman önce batan gemi ile ölüp gideceklerdi ki bu onlar için bu adaya düşmekten daha iyidir, çünkü ölüm onlara bir nevi kurtuluş gibi gelecek ve adada arlequinin dediği gibi zayıflayıp, cılızlaşıp sürünerek yaşamayacaklardı, ya da kendilerini adaya düştükten sonra kendi istekleri ile suya bırakacaklardı. İşte bu sonuncusu onlara daha ürkütücü geldiğinden vazgeçip yaşamayı tercih ettiler. Arlequin adaya düşmelerine rağmen dengelerin değiştiğini anlamamıştı, ta ki efendisi Iphıcrate ona düştükleri adanın zamanında Yunanistan'da efendilerine başkaldıran kölelerin sürüldüğü bir ada "köleler adası" olduğunu söyleyene kadar. Bunu söylediği an Iphıcrate ne gibi sonuçlara yol açacağını düşünmeden söylemişti. Ama ağzından çıkan cümlelerin onu adaya düştükten sonraki hayatında çok büyük değişimlere yol açacağını bilmiyordu. Burası köleler adasıydı, zulüm gören, kırbaçların altında ezilen, hiçbir hakkı olmayan, hayatı sadece efendisinin iki dudak arasında ya da iki elleri arasında olan insanların sürüldüğü bir adaydı. Artık adaya düşmüşlerdi efendisinin onu dövdüğü sopa yanında yoktu. Burada para geçmiyordu. Efendisinin onu korkutacağı herhangi bir araç bulunmamaktaydı. İşte yıllardır kölelikten omuzlarına yük binen, bazen bu yükün onun insanı değerlerine zarar verdiği, bazense altında ezildiği bu şey artık ortadan kalkmıştı. Sıra artık Arlequindeydi. Adaya düştükten sonra Iphıcrate gemi batmadan önce gemiden sandal ile kaçan insanları fark etmişti. Bu sandal ile ayrılan insanlar ya Iphıcrate gibi efendilerdi ya da Arlequin gibi
Köleler AdasıPierre de Marivaux · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,563 okunma
7/10
·56 syf.··
2023 15. kitabı
Kitap neva bulvarının betimlemesi ile başlar. Bulvardan geçen insanlar, kadınlar, memurlar ve daha niceleri ile. Aslında bu bulvar Rusya'nın portresi gibidir, şık giyimli memurlardan, yoksul insanlara, askerlerden, ressama kadar herkes vardır burada. Rusya'nın ekonomik ve sosyal durumu bulvardadır. Yaptığı mesleği en mükemmel ve ulaşılmaz sanan memur ve askerlerden, yoksulluk içinde olan insanlara kadar. Başkarakterlerimiz iki kişidir. Bunlardan biri ressam olan Piskarev, diğeri ise Üsteğmen Pirogovdur. Piskarev resim yaparken önünden geçen bir kıza aşık olur, bu aşk ile takibe başlar, takip onu kızın gittiği geneleve kadar sürükler, takip sonlandığında ise Piskarev kızın genelevde olan biri kadın olduğunu anlar ama kızın yüzü bu ev için hiç uygun değildir çünkü kız küçük görünmektedir. Bunu Piskarev de sorgular. Aşık olduğu kadını buradan alıp gitmek ister ama yapamaz, bir yerden sonra başka bir boyuta atlar. Bu boyutun rüya olduğunu, uyandığında ise aşık olduğu kadının gittiğini anlar. Tekrar uyumak ister ama uykuları kaçmıştır artık. O ulaşmak istediği insana ulaşamaz. Bu insan Piskarev için ulaşılmaz olmuştur artık. Onu bulmanın tek yolu tekrar uyumaktan geçer, bunun için çeşitli yollar arayan Piskarev sonunda afyon ile uyuyabileceğini aklına getirir ve bulur afyonu. Uykuya daldığında karşısında aşık olduğu kadını görür. Pirogov ise yüksek rütbeli asker olmanın avantajlarını her yerde kendince kullanmaya çalışmaktadır. Bunu, girdiği her ortamdan kadınları etkileyerek yapmaktadır. Soğuk görünen ve ortamda asla gülmeyen kadınları bile güldürmektedir. Bunu en son evli bir kadına kadar bile dayandırmaktadır. Gogol'ün Ölü Canlar, Palto, Burun, Müfettişi okudum ama beni etkilemeyen tek kitabı bu oldu.
Rus Edebiyatı
Neva BulvarıNikolay Gogol · Can Yayınları · 20202,454 okunma
kitap yapıyı öldürecek
10/10
·559 syf.··
2023 14. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2023 00:00
Yüksek kesimin hep birlikte halkı sömürdüğünü, halk açlık içinde yaşarken davetlere, özel kortejlere en ön sıradan yer bulduğuna ve asla umurlarında olmadığına tanık olarak başlıyoruz kitaba. Kitap görkemli Notre Dame Katedralinin yazarın okuyucalar üzerinde bırakmak istediği tasviri ile başlar. Daha önce Fransa'ya krallık etmiş kralların koca ve ihtişamlı heykelleri Notre Dame'ın içinde bulunmaktadır. Bu katedralde hem tiyatro hem ayin hemde önemli işler yapılmaktadır. Fransa'nın da aybı zamanda göz bebeğidir. Kral için bile ayrı bir önem taşımaktadır, çünkü oraya yapılan herhangi bir şey kralın şahsına yapıldığı anlamına da gelmektedir. Katedralde bir oyun sahnelenecektir ve oyuna da savcı, papaz, başpiskopos ve rektör gibi yüksek mevkiiden insanlar katılacaktır. Halk katedrale dolar ama avam takımı katedrale teşrif etmedikleri için oyun bir türlü başlayamaz, halk bu davranışlar karşısında sinirlenir, sesler çok yükselir ama halk için önemli olan oyun değil, oyunun başlamasını geciktiren ve kendi aralarında sohbet eden bu avam takımını beklemeden oyunu başlatmaktır. Her ne kadar oyun büyük bir gürültüyle başlasa da aralarda anlamsız yere seyirciler tarafından oyun kesilir. Kesilmesi oyunun yazarını her ne kadar sinir etse de halkın umursadığı oyun değil, onları hep ikinci sınıf yapan bu avam takımına karşı üstünlük elde etmektir. Bir zamandan sonra tiyatro izlenmez ve halk kendi arasında yeni bir gösteri düzenlemek ister. Bu gösteri insanların çıkıp yüzlerini en çirkin halleri ile topluma göstermektir. Herkes çıkar yapar, kimleri komik görünür kimileri korkunç ama sıra birisine gelmiştir. O kişi de katedralin zangoçu Quasimodo'dur. Tek gözlü, elleri büyük, korku uyandıran yüze ve vücuda sahiptir Quasimodo. Qoasimodu fiziksel özellikleri yüzünden halk tarafından
1000Kitap
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma