"Bütün söylediğim, şirketin unvanlarının olmaması değil. Olmalı aslında. Yönetim kadrosunda ileri görüşlü olan ve tekneyi yönlendiren ve neticelerin nihai sorumluluğunu üstlenen insanlara ihtiyacımız var. Unvanlar ve yapılar, her şeyin problem çıkarmadan çalışmaya devam etmesini sağlar ve düzeni kontrol altında tutar. Fakat şunu söylüyorum: Herhangi bir şirketin bugünkü iş dünyasındaki dalgalanmalar karşısında iyi gelişip büyüyebilmesi için, kendi kendimizin CEO'su, bulunduğumuz mevkiinin idarecisi olup her birimizin kişisel sorumluluklarını üstlenmesi gerekir. Her birimizin yönlendirilmesi ve yönlendirildiği yerde de muhteşem işler çıkarması gerekir. Ve şu anda içinde bulunduğun etki alanında liderlik göstermenin en çarpıcı sonucu, liderliğini gösterdikçe etki alanının daha da genişlemesidir. İşte büyük fikir, Blake. Ve resmî bir unvanın olsun ya da olmasın, hâlihazırdaki rolünle nasıl ortaya çıkacağını tam olarak kontrol etme imkânına sahipsin. Hepimizin sahip olduğu en üstün insani kabiliyet, bulunduğumuz ortama nasıl tepki vereceğimizi seçme becerimizdir. Ve her birimiz, en yüksek performansı ve kişisel liderliği seçtiği zaman, elbette şirket de hızla dünya çapında bir kaliteye ulaşacaktır."