Henüz düzgünce okuyamıyor olsam da 9 ay evvel kitap okumanın verdiği hazzı fark edenlerdenim. Ağırlıklı olarak Servet-i Fünun şiirlerini, Ontoloji ve Tanrı üzerine kitapları okumaktayım. Yaşım 16, buraya ise yeni katıldım.
Zavallı anne şu bir tek hediyye-i ömrün
Saadetiyle garik-i sürur iken daha dün,
Bugün başında nigehbân-ı pür-teessürdür.
Mezar gibi oda samt ü sükun ile pürdür.
Nedir iniltisi hâriçte bâd-ı sermânın?
Bükâsı hastaya âit midir şu bârânın?
Teesürât-ı beşerden gelir mi dehre melâl?
"Zehi tasavvur-ı bâtıl, zehî hayal-i muhâl"
Bu kim bilir ne kadar böyle berdevâm olacak,
O yaşlı gözlerine uykular haram olacak;
Çocuk açılmayacak belki uykusundan hiç...
Sakın hanım, bu fena hissi etmeyin terviç;
Bakın, hava ne güzel açtı, incilâ buldu;
Deminki velvele, şiddet sükûnpezir oldu
Bulur, çocuk da şifâlar, olursunuz mesrûr;
Hüda büyüktür, eder mâtemi mübeddel-i sûr...
Çocuk, o şimdi kavî bir civan fakat mâder,
Zavallı, üstüne hâlâ çocuk gibi titrer.
İçi evrenin kendisi gibi bomboş, mezar gibi penceresiz ve karanlık, hiç gün ışığı görmemiş ve tüm taşların birbirinin aynı olacağı yıkım ve yok oluş anına dek de görmeyecek olan taş duvarlı korkunç oda, kutsallar kutsalı diye anılıyor. Tanrı ne kadar ulaşılmazsa o kadar Tanrı. Yusuf'sa sayısız Yahudi çocuğundan birinin babası. Oğlu değil ama baba iki masum güvercinin ölümüne şahit olmak üzere, en az güvercinler kadar masum olan oğul dışarıda, annesi Meryem'in kucağında bekliyor. İnsan o yaşta düşünebiliyor mu bilinmez ama, bebek İsa düşünebiliyorsa, demek dünya böyle bir yer, diye düşünüyor olmalı.
Havva'nın Adem için Adem'in kaburga kemiğinden yaratıldığını ne kadar da sık anıyoruz. Bazı şeyleri köklerine indiğimizde anlayabileceğimizi ne zaman kabulleneceğiz ?
Yola koyulmadan evvel erkekler bir araya gelerek koro halinde, duruma uyan bir dua okudu, kadınlar da onlara uyarak eşlik etti, çünkü "" istemeyip yine de sana bağışlanan her şeye şükrediyorsan bile, dinleyen kimse yoksa yüksek sesle konuşmanın bir anlamı yoktur