Bu nedenle, olağanüstü başarı sağlamış ve dolu dolu, mutlu hayatları olan kişiler sıkı yeniliklere genellikle karışıdırlar. Sakat ve orta yaşını geçmiş kişilerin muhafazakarlığı da geleceğe yönelik korkudan doğmaktadır. Bunlar etrafta çürüme alametleri ararlar ve herhangi bir değişimin iyilikten ziyade kötülük getireceğine inanırlar. Düşkün yoksulun da geleceğe dair bir inancı yoktur. Bunlar için gelecek, içine mayınlı tuzaklar gizlenmiş bir yol gibi görünür. Bu yolda ihtiyatlı yürümek gerekir. Bir şeyleri değiştirmek bela aramak demektir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gerek Fransız gerekse Rus devrimlerinin milliyetçi hareketlere dönüşmüş olmaları göstermektedir ki modern çağda milliyetçilik, kitle coşkusunun en verimli ve dayanıklı kaynağıdır.
Eskiden dinî hareketler cazip değişim araçlarıydılar. Bir dinin muhafazakarlığı -ortodoksisi- bir zamanlar hayali etkin olan öz suyun atıl pıhtısıdır. Yükselen bir dinî hareket baştan aşağı değişiklikler ve deneylerle doludur ve her yönden yeni görüşlere tekniklere açıktır.
İslamiyet doğduğu zaman, örgütleyici ve modernleştirici bir vasıtaydı. Hristiyanlık, Avrupa'nın vahşi kabileleri arasında bir uygarlaşma ve modernleşme etkisi yaratmıştır. Gerek Haçlı Seferleri gerekse reform, Batı dünyasının orta çağ'ın uyuşukluğundan silkeleyip çıkaran hayati etkenlerdir