Türk aydını ve köylüsü arasındaki ilişkiyi, savaşta kolunu kaybetmiş yedek subay Ahmet Celal ve porsuk çayı yakınlarında yaşayan Anadolu köylüsünün, Ahmet Celal'in buraya yerleşerek onların hayatına dahil olması ve onlar tarafından her bir davranışı ve düşüncesiyle yaban olarak görülmesini anlatan bir roman. Kitabın birçok yerinde aydın kesimle Anadolu köylüsü arasındaki zıtlığı, olaylar ve karakterler üzerinden anlayabiliyoruz. Yakup Kadri bu durumda sadece köylüyü değil, aydın kesimi de suçlu buluyor. Anadolu köylüsünün yaşam tarzını anlatırken bölgenin kasvetli, sert yapısını karakterlerin içine de işleyerek onların soğuk mizaç ve düşüncelerini bizlere çok iyi aktarıyor. Ahmet Celal'in Emine'ye olan sevgisi bu alışamakta zorluk çektiği köylü insanlara rağmen aşkın her zaman her yerde karşımıza çıkabileceğini de gösteriyor.