"Kaldı ki, bugünlerde çok fazla fikir sahibi olmamak galiba en iyisi.İnsanın her şeyden bihaber olma hâli, içinde yaşanılan zamanın gereği; bilmemek ise zamanın ruhu."
"Bu hep böyledir,hep böyleydi ve de hep böyle olacak, çünkü muhtemelen bir yerlerde böyle yazılmış.Dahası, insan türünün aptallıkta sınır tanımayan beynine bu böyle zerk edilmiş.Fakat benimkine değil,baylar!Benim beynim hâlâ kendi iradesinin emrinde.Sizinle yola çıkmam,baylar!Yakama gamalı haç takmam,sosis sahtekârlığı yapmam, suçsuz hanelerin duvarlarına insan kıçına benzer suratlar resmetmek için karanlıkta kaldırımlarda dolanmam,susmam.Ayrıca bugüne kadar elime kan değil,olsa olsa baskı mürekkebi bulaşmıştır!"
"Bir keresinde tekerlekli sandalyeye bağımlı bir adamla ilgili bir hikaye duydum. Kısıtlanmanın zor bir şey olup olmadığı sorulduğunda adam, " Ben sandalyeme mahkûm değilim," diye karşılık vermiş."Sandalyem beni özgürleştiriyor.O olmasaydı yatağa bağlı yaşardım ve evimden asla çıkamazdım." Bakış açısındaki bu kayma her günü yaşama şeklini tamamen değiştirmiş.