"Kasabalı önde giden çöpleri değil arkadan gelen bu iki kabukluyu horlamaktan gizli bir haz duyar gibiydi. Çünkü onlar kasabanın çöpünü yüklenen iki günah keçisiydi; araba ne kadar ağırlaşır ne kadar zor itilirse,kasabalının vicdanı o denli hafiflerdi,kem gözlerini gönül rahatlığıyla batırabilirlerdi böylece."
Dün bitirmem gereken kitabı okuyup bitirmiştim. Bugün içinde İdealist Öğretmen kitabını seçmiştim ancak dün elektriklerin kesilip uzun süre gelmemesi bİ 50 sayfa kadar okumama vesile oldu.
Bir eğitimci olarak okurken yazara katıldığım, yazarlarla paralel düşündüğüm birçok konu bulunmakta. Okurken bi acı anı geldi aklıma.Bir arkadaşım öğretmenlik stajı yaparken meslek lisesindeki bir hocanın " Hocam bunlar meslek lisesi zaten çok uğraşmayın." tarzı cümle kurmuştu arkadaşıma. Arkadaşım da çok üzgün bir şekilde bana gelerek anlatmıştı. O öğretmenin derslerine giren öğrencileri düşündüm.Çoğu da içinden "Ya zaten bizden bir şey olmaz" diyerek karamsarlık dünyasının tapulu sakinleri olmaya başlıyorlar ve içlerindeki ışık sönmeye başlıyor maalesef.
Kahraman olmak için süper güçlere ihtiyaç yok bence cehaletin zifiri karanlığına bir mum yakmayı başarabilenler de kahramandır. Bu nedenle her eğitimcinin kahraman olması gerektiğini düşünüyorum.
Bir millet olarak unutmamız gereken şey;
"En büyük savaş,cahilliğe karşı yapılan savaştır."(Mustafa Kemal Atatürk) Bu nedenle kitabı sadece eğitimcilerin okuması değil herkesin okuması gerektiğine inanıyorum.
"Neyi satın almıyoruz, söyleyin? Kendi başımıza ne üretiyoruz? Kurşun kalem, iğne, iplik, düğmeler...Onları da yabancılardan alıyoruz.
...
Kendimize ait hiçbir şeyimiz yok.Her şey yurt dışından ithal ediliyor. Her şey pahalı.Ödeyemezsek kredi çekiyoruz. Bir yandan pahalılıktan şikayet ediyoruz, diğer yandan sürekli övünüyoruz."