Devinimin olduğu yerde ışık, ışığın olduğu yerde kaçınılmaz biçimde gölge vardır. Hayat ışıkla mümkünse de, hayatın anlamı gölgelerde saklı durur. Zamanın ölü doğmuş çocuklarını görürsünüz karaltıların içinde. Sözcükler, suskunluklar, şarkılar, ağıtlar, yeminler, ihanetler, kahkahalar, gözyaşları, sevinçler, hayal kırıklıkları ve yüzler… En çok da yüzler. 
İşte bu yüzden günümüz toplumu işlevini yerine getiremeyen bir toplum. Yaşamsal çeşitlilik gibi palavralar atıp duruyorlar ama ilkel çağlardan bu yana değişen bir şey yok. Çocuk sayısındaki gerileme bile günden güne ilkel çağlara döndüğümüzün işareti. Nefes alınması güç bir ortam. Köyün işine yaramayanların varlığına devam etmesinin bile topa tutulduğu bir dünyaya dönüşmüş.