Kitapta Boynuzlu Marallar saflığı, iyiliği temsil ediyor. Boynuzlu Marallar insanları dost bilip onlara yakın durmaktan, güvenmekten geri durmuyor fakat insanlık öyle çirkin bir noktaya gelmiş ki o iyiliği, saflığı, güzelliği kendi elleriyle yok edip bundan da zevk duyacak kadar aşağılık bir hal almış.
Kitapta yer alan küçük çocuk karakterini ele alacak olursak çocuk hayal dünyasında sürekli iyimser oluyor, kötülüklerin karşısında duruyor. Onu terkedip giden gemici babasına ulaşmak için balık olmayı hayal edecek kadar masum bir karakter. Boynuzlu Maralları da çok sevmesine rağmen insanların o güzel hayvanları yok etmesine dayanamayıp kendini suya bırakıp balık olmayı ve buralardan gitmeyi deniyor. Çocuk aslında insan kimliği adı altındaki iğrenç yaratıklardan kaçıp insanların mahvettiği dünyayı terk etmeyi seçiyor.
Küçük çocuğun dedesi olan Mümin karakterine gelecek olursak sürekli iyi niyetli davranıp herkesin yardımına koşan bir ihtiyar... Bu ihtiyarın nezaketinin acizlik olarak görülmesi maalesef ki günümüzün de en büyük hastalıklarından birisi. İyi insanların, nezaket sahibi insanların aciz bir varlık olarak görülmesi beni derinden üzüyor.
Orozkul karakteri ise bulunduğu çevrede sözü geçen ancak sözü geçtiği için insanlara her türlü eziyeti, kötülüğü yapabileceğini sanan bir mahluk olarak söyleyebilirim. Günümüzdeki makam sahiplerinin zalimliklerini temsil ediyor diyebilirim.
Kitap hakkındaki düşüncelerim bu şekilde, keyifli okumalar diliyorum.