Hazeyn

Hazeyn
@Alidgr4
Dert tekamül yolculuğudur . Yürütür, büyütür, pişirir...
Rebîulevvel ayı Peygamber Efendimizin (s.a.v.) dünyayı şereflendirdikleri aydır.  Bu ayın 12’sinde, senenin ilk kandili olan Velâdet (Mevlid) Kandili vardır. Bu ay içinde mümkün olduğu kadar çok salât ve selâm (Salât-ı Nâriye, Salât-ı Münciye ve Salât-ı Fethiye gibi salevâtlar) okunmalıdır. Bu ayın gelişi haber verilmeli insanlar arasinda bilinmelidir .Bu öylesine mubarek bir zamandır.
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
HERKESE LAZIM OLAN DÖRT ŞEY Muhakkak hak yol üzere devam etmek isteyen kimselere dört şey lâzımdır: • İtikâdın sahîh olması. Çünkü itikâd, iman demektir. (Sahîh) İman olmayınca hiçbir ibadet makbul olmaz.  • Tevbe-i nasuh ile tevbe etmek. Nasıl ki sağılan süt çıktığı yere geri dönmezse, tevbe-i nasuh sahibi de o günahına asla geri dönmemelidir. • Üzerinde hiçbir kimsenin hakkı kalmaması için çalışmak. Kişi bunu temin için her kimin hakkına girdiyse hepsini razı etmeli, hepsiyle helalleşmelidir. • Hz. Allâh’ın emirlerini yerine getirebilecek dinî ilimleri tahsil etmek. Ancak bu miktar tahsil edilen ve kendisi ile amel edilen ilim, kişiyi kurtaracak olan ilimdir.
Din
Abbâsî halifelerinden Hârûn Reşîd zamanında yaşamış velî bir zât olan Behlûl Dânâ’nın (v. 805 -H. 190) herkese ders olacak hikmetli sözleri çok meşhurdur.  Seriyyü’s-Sekatî (k.s.) şöyle anlatıyor: “Bir gün kabristana gitmiştim. Orada Behlûl Dânâ’yı (k.s.) gördüm. Oturmuş toprakla uğraşıyordu. ‘Sen burada ne yapıyorsun?’ dedim ‘Ben burada öyle bir topluluğun yanındayım ki bana hiç eziyet vermezler, yanlarından ayrılsam benim gıybetimi yapmazlar.’ diye cevap verdi. ‘Ey Behlül! Ekmek çok pahalılaştı, sen böyle nasıl oturabiliyorsun?’ diye sorduğumda bana, ‘Vallahi, bir parça ekmeğin değeri, bir altın olsa bile aldırış etmem. Bize düşen, emrolunduğumuz gibi Allâh’a kulluk etmektir. Rabbimiz vaad buyurduğu üzere bize rızkımızı verir.’ Böyle deyip kalktı, giderken de şunları söyledi:  Ey dünyayı ve dünya lezzetlerini temenni eden, Bu lezzetlerden dolayı gözüne uyku girmeyen kişi! Ömrünü elde edemeyeceğin bir şey uğrunda tüketmişsin. Huzûruna çıktığın vakit, Rabbine ne diyeceksin?” 
Din
BEYÎT • Baş eğmeyiz edânîye dünyâ-yı dûn için    Allâh’adır tevekkülümüz, itimâdımız  • Minnet Hudâ’ya devlet-i dünyâ fenâ bulur    Bâkî kalır sahîfe-i âlemde adımız.                       (Bâkî) (Alçak dünya için aşağılık kimselere baş eğmeyiz. Tevvekülümüz, güvenimiz Allâh’adır. Allâh’a binlerce şükürler olsun ki dünya devleti geçip gider. Bizim adımız âlemin sayfasında bâkî kalır.)
Edebiyat
kalbin düzgün olsun
Horasan âlimlerinden Hâmid el-Leffâf (rah.) şöyle dedi:  Allâhü Teâlâ; niyeti bozuk, içi fesat ve riyâkâr olan bir kimseyi şu üç şeyle cezalandırır:  Ona ilim nasip eder, fakat hakîkî âlimler gibi amel edebilmeyi nasip etmez. Ona sâlihlerin sohbetini nasip eder, fakat o sâlihleri hakîkî manâda anlamayı nasip etmez. Ona tâat kapısını açar, fakat amellerini ihlâsla yapmayı nasip etmez.  Allâhü Teâlâ, ilmin menfaatini, sâlihlerin hakikatini bilmeyi ve ihlâs ile amel etmeyi, niyeti doğru olan kimseye nasip eder.
Din