Hazeyn

Hazeyn
@Alidgr4
Dert tekamül yolculuğudur . Yürütür, büyütür, pişirir...
Fakîh Ebu’l-Leys es-Semerkandî (rah.) şöyle buyurdu: “Yedi kelimeye devam eden kişi, Allâhü Teâlâ indinde şereflidir. Melekleri yanında şereflidir. Hazret-i Allah, onun günahlarını mağfiret eder. Bu yedi şey: Her hayırlı işin başında ‘Bismillâh’ demek. Her hayırlı işin sonunda ‘Elhamdülillâh’ demek. Boş söz konuştuğunda veya az yahut çok, çirkin bir şey işlediğinde derhal ‘Estağfirullâh’ demek.  ‘Şu işi yarın yapacağım’ dediğinde, hemen akabinde ‘İnşâallâh’ demek. Çirkin bir şey ile karşılaştığında ‘Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm’ demek. Canına veya malına, az yahut çok (büyük ya da küçük), bir musibet; bela geldiğinde, “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn (Biz, muhakkak Allâh’ın kullarıyız ve nihayet ve ona dönüp varacağız.)” demek. Gece ve gündüz, dilinden “Lâ ilâhe illallâh” kelime-i tevhidini düşürmemektir.”
Din
Reklam
KADİR GECESİ’NİN BAZI HUSÛSİYETLERİ: Cenâb-ı Hak, bazı kıymetli şeyleri birçok hikmetler için gizlemiştir: Kullarının bütün ibadet ve tâatlara rağbet etmesi için rızâsını ibadet ve tâatlarda; büyük-küçük bütün günahlardan kaçınmaları için gadabını günahlarda; bütün isimlerine tazîm edilmesi için İsm-i A‘zam’ı, Kur’ân-ı Kerîm’de; bütün namazların muhafaza edilmesi, hepsine ehemmiyet verilmesi için salât-ı vüstâyı beş vakit namaz içinde; günün tamamında dua edilmesi için icâbet saatini, cuma gününde; hiç kimseyi hor ve hakîr görmemek için velî kullarını, insanlar arasında; Ramazân-ı şerîfin her gecesini, ibadet ve tâatla ihyâ edip daha çok sevap kazanılması için de Kadir Gecesi’ni Ramazân-ı şerîf ayı içerisinde gizlemiştir. Resûl-i Ekrem Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, Kadir Gecesi’nin bazı alâmetlerini şöyle bildirmiştir: O gece, gökyüzü parlak ve bulutsuz, hava latîf olur; soğuk veya sıcak olmaz. O gecenin sabahında güneş, ziyâsız (solgun) olarak doğar. Kadir Gecesi, içerisinde Kur’ân-ı Kerîm indirilen mübarek bir gecedir. Bu gecede yapılan ibadet, (içinde Kadir Gecesi olmayan) bin ayda yapılan ibadetten daha hayırlıdır. Peygamber Efendimize (s.a.v.) kendisinden önceki ümmetlerin ömürleri gösterildi. Ümmetinin ömürlerini kısa gördü de Hz. Allâh’a dua etti. Bunun üzerine Hz. Allah, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni ihsân etti. Kadir Gecesi’nde melekler iner; bu gecenin esrârını görmek üzere inen meleklerden yeryüzü dolup daraldığı için bu geceye darlık manâsına gelen “kadr” ismi verilmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Kadir Gecesi olunca Allâhü Teâlâ, Cebrâil aleyhisselâm’a emreder. Cebrâil (a.s.), yanlarında yeşil bir sancak bulunan meleklerle yeryüzüne inip sancağı Kâbe-i Muazzama’nın üzerine dikerler. Cebrâil (a.s.) bu gece
Din
RAMAZÂN-I ŞERÎF AYI : “Ramazân-ı şerîf ayı büyük bir aydır. Bu ayda nâfile olarak kılınan namaz, yapılan zikir, verilen sadaka ve benzeri bütün nâfile ibadetler(in sevabı) Ramazan ayının dışında edâ edilen farzların sevabına denktir. Kim bu ayda bir farzı edâ ederse Ramazan ayının dışında yetmiş farzı edâ etmiş gibi olur. Kim bu ayda bir oruçluya iftar ettirirse bu, onun günahlarının bağışlanmasına ve cehennemden âzâd olmasına vesîle olur. Oruç tutanın sevabından hiçbir şey eksilmeden, aynı sevap kendisine de verilir. Kim bu ayda emri altında bulunanların işlerini hafifletirse, Allâhü Teâlâ onu bağışlar ve cehennemden âzâd eder.  Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Ramazan ayı girdiğinde bütün esirleri serbest bırakır, her isteyenin istediğini verirdi. Kim bu ayda hayırlar ve sâlih ameller işlemeye muvaffak olursa, o kimse, senenin tamamında hayırlı amel işlemeye muvaffak olur. Bu ayı dağınık bir vaziyette geçiren kimse, senenin tamamında dağınık olur. Bu ayı fırsat bilerek mümkün olduğunca mânen derlenip toparlanmak için gayret göstermek lâzımdır. Allâhü Teâlâ, bu ayın her bir gecesinde, azâbı hak etmiş binlerce kişiyi cehennemden âzâd eder. Bu ayda cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar zincirlere vurulur, rahmet kapıları açılır.  İftarı acele (ilk vaktinde) yapmak ve sahuru geciktirmek (son vaktinde yapmak) Peygamberimizin sünnetlerindendir. Peygamberimiz (s.a.v.) bu hususa çok dikkat etmiştir. Zira iftarı acele yapmak ve sahuru geciktirmek, oruç tutanın kendi âcizliğini ve ihtiyacını itiraftır ki kulluk makamına münasip olan budur. İftarı hurma ile yapmak sünnettir. Peygamberimiz (s.a.v.), iftar vaktinde şu duayı okurdu:  ‘Zehebe’z-zameü vebtelleti’l-urûku ve sebete’l-ecru inşâallâhü teâlâ.’ (Manası: Susuzluk gitti, damarlar ıslandı ve
Din
Osmanlı âlimlerinden Ebû Saîd Hâdimî merhum, vasiyetnamesinde şöyle yazmıştır: Tevâzu (alçak gönüllülük) hususunda toprak gibi, İnsanlara faydalı olmakta, meyve veren ağaç gibi, Cömertlikte, akan bir nehir gibi, İhsanda ve saflıkta, ucu bucağı olmayan deniz gibi, Evliyâullâh’a (üstazına) nefsini teslim etmekte ölü gibi, Sükût etmekte (susmakta), cansız varlık gibi, Ayıp ve kusurları örtmekte, karanlık gece gibi, Bütün insanlara iyilikte, parlak güneş gibi ol. Marifet güneşini nefsânî heves bulutlarıyla kapatma!
ŞÂBÂN-I ŞERÎF Şâbân-ı şerîf ayı, Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimizin ayıdır. Bu itibarla bu ayda salevât-ı şerîfeye devam etmek lâzımdır. Yine mümkün oldukça istiğfar ve İhlâs-ı şerîf okumalı, teheccüd ve tesbîh namazları kılmalı ve hatm-i enbiyâ yapmalıdır. Şâbân-ı şerîf ayı şerefli, ulvî, berâta erdirici, ilâhî ihsâna kavuşturucu, müminlere rahmet, kâfirlere gazap olan ve ilâhî nûra nâil eden bir aydır. Bu ayın birinci gecesinde, yani bu akşam, her rekâtte bir Fâtiha, üç Âyetü’l-Kürsî ile bir tesbih namazı kılınır. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat) ŞÂBAN AYI İCTİMÂI, RU’YET VE BAŞLANGICI Hicrî-Kamerî 1442 yılı Şâban ayı ictima‘ı 13 Mart Cumartesi günü Türkiye saati ile 13.21’dedir. Ru’yet ise 14 Mart Pazar, Türkiye saati ile 02.45’tedir
Din
Reklam