Hazeyn

Hazeyn
@Alidgr4
Dert tekamül yolculuğudur . Yürütür, büyütür, pişirir...
Îlimden öylesi var ki cehalettir sözden öylesi var ki acziyettir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ikiye ayırın
Dünya hayatını ikiye ayırın: Birisi rızkınızı kazanmak için, ikincisi de âhiretinizi kazanmak için. Bunların dışında üçüncü bir hayat fayda sağlamaz, ancak zarar verir. Konuşmanızı da ikiye ayırın: Birincisi dünya işlerinizde size faydalı olanı konuşmalı, ikincisi de âhiret işlerinizde ebedî olarak faydasını görecek olduğunuz şeyleri konuşmalıdır. Bunların dışında üçüncü bir konuşma bir fayda sağlamaz, ancak zarar verir. Malınızı da ikiye ayırın: Birincisi ailenize harcayacağınız, ikincisi de kendiniz (âhiretiniz)  için harcayacağınız. Bunların dışında üçüncü bir harcama bir fayda sağlamaz, ancak zarar verir.” Bunları söyledikten sonra Ebû Zer (r.a.) derin bir âh çekerek: “Henüz ulaşmadığım günün tasası beni kahretti, perişan etti.” buyurunca “O nedir?” dediler. Cevaben: “Benim dünyalık istek ve arzularım, ecelimi hatırlamamın önüne geçti de beni amel işlemekten geri koydu.” buyurdu. (Tenbîhü’l-Gâfilîn)
Din
Kudüs şerif imar faaliyetleri
1600’lü yılların ortalarında Kudüs-i Şerîf’i ziyaret eden seyyahlarımızdan biri de Evliya Çelebi’dir. Kudüs-i Şerîf halkından dinlediklerini, daha önceki kitaplarda okuduklarını onun Seyahatnâme’sinden dinleyelim: Yavuz Sultan Selim Han, Kudüs-i Şerîf önlerine geldiğinde şehrin bütün âlimleri, sultanı karşılamaya çıktı. Mescid-i Aksâ ve Kubbetüssahre’nin anahtarlarını kendisine teslim ettiler. Selim Han, “Elhamdülillah” diyerek şükür secdesine kapandı. Şehir halkını çeşitli hediyelerle mükâfatlandırdı ve her türlü vergiden muaf tuttu. Rum ve Frenk rahiplerinin elinde olan Hazret-i Ömer’in (r.a.) hatt-ı şerîflerini yüzüne ve gözüne sürüp, onda yazdığına göre bütün rahipler cizye vermeden eskisi gibi ibadethânelerini kullansınlar diye kendisi de hatt-ı şerîf verdi. Yavuz Sultan Selim Han’dan sonra gelen padişahlar da bu mukaddes beldeye büyük ehemmiyet gösterdiler. Husûsiyle Kânûnî Sultan Süleyman devrinde büyük imar faaliyetleri yapıldı. Kubbetüssahre’nin yenilenmesiyle başlayan çalışmalar bugün hâlâ ayakta olan surların inşasıyla devam etti. Kânûnî Sultan Süleyman’ın diğer ehemmiyetli hizmetleri; Beytüllahim ve Halîlürrahman’dan Kudüs-i Şerîf’e su getiren kanalların tamiri, şehir suyunun taksiminin yapıldığı havuzların yenilenmesi ve beş tanesi sur içinde olmak üzere altı çeşmenin inşası olmuştur. Kânûnî Sultan Süleyman’ın hanımı Hürrem Sultan’ın 1552’de yaptırdığı külliye de Kudüs’ün en mühim hayır eserlerindendir. Sonraki padişahlar da ihtiyaç dâhilinde Kudüs’e her türlü yardımı yaptılar. Ama yaptıkları hayır eserlerinin, Kubbetüssahre ve Mescid-i Aksâ’yı geri planda bırakmayacak şekilde olmasına daima dikkat ettiler.
Tarih
Çok gülmek
Tebessüm etmek, güler yüzlü olmak çok iyidir. Kahkahayla gülmek mekruhtur. Birkaç hadis-i şerif meali: (Eğer Cennet ve Cehennemi görseydiniz, az güler çok ağlardınız.) [Müslim] (Eğer benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız.) [Buhari] (Çok gülmek kalbi öldürür ve müminin değerini düşürür.) [Tirmizi] Hasan-ı Basri hazretleri de, kahkaha ile gülen bir gence, (Oğlum, Sıratı mı geçtin veya Cennete gideceğine dair bir garantin mi var da böyle gülüyorsun?) buyurmuş, O gencin de bir daha boş yere güldüğü görülmemiştir. Üç şey kalbi katılaştırır: 1- Şaşılacak bir şey olmadan gülmek, 2- Acıkmadan yemek, 3- Lüzumsuz konuşmak. Şu beş şeyi de düşünen kahkaha ile gülemez: 1- İşlediği günahları düşündükçe, endişe içinde olur, gülemez. 2- Yaptığı iyi amellerin kabul olduğunu bilmeden, gülmesi doğru olmaz. 3- Acaba gelecekte neler yapar, akıbeti nasıl olur diye düşünen kimse, endişe içinde olur. 4- Cennet ve Cehennemden hangisine gideceğini bilmeyenin üzülmesi gerekir. 5- Acaba, Allahü teâlâ kendisinden razı mı, yoksa kendisine dargın mı? Bunları düşünen, kahkaha ile nasıl gülebilir?  (Tenbih-ül-gafilin)
Din