Hazeyn

Hazeyn
@Alidgr4
Dert tekamül yolculuğudur . Yürütür, büyütür, pişirir...
Lisans
yeryüzü
36 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Ramazan (ayı orucun)dan sonra en faziletli oruç, Allâh’ın ayı olan Muharrem orucudur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.” (Sahîh-i Müslim) 28 Temmuz 2022 Fazilet Takvimi
Din
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
HANGİ HAYVANLAR KURBAN EDİLİR? Kurban edilmeleri câiz olan hayvanlar koyun, keçi, sığır, manda ve devedir. Bir yaşını bitirip iki yaşına girmiş koyun ve keçi, iki yaşını bitirip üç yaşına girmiş sığır ve manda, beş yaşını tamamlayıp altı yaşına girmiş olan deve, kurban olur. Ancak kuzu büyük olup, bir senelik koyundan fark olunamazsa ve altı ayı tamamlamışsa kurban olur. Kurban, vahşî (yabânî) olmamalıdır. Bir sığır, bir manda veya bir deve, yedi kişi için kurban olur. Yani yedi kişi müşterek olarak bir sığırı veya deveyi kurban edebilirler. Ortaklar yedi kişiden az, tek veya çift olabilir. Bir koyun veya bir keçi, yalnız bir kimse için kurban olur. Bir kimse, iki koyun kurban edebilir. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, her sene iki koç kurban ederdi. Vedâ Haccı’nda yüz deve kurban ettiler. Ortakların inek, öküz, deve veya manda kurban ederken, kurbanı hep birlikte almaları veyahut içlerinden birine vekâlet vermeleri müstehâbdır. Bütün ortakların Müslüman olmaları, kurbanda ibadete, sevap ve fedâ-yı nefse (kendilerinden bedel olmasına) niyet etmeleri, hisselerinin müsâvî (denk) olması şarttır. Bir ortağın hissesi, kurbanın bütün bedelinin 1/7’sinden az olmamalıdır. Ortakların bazısı vacip kurbana, diğerleri sünnet, nâfile, nezir (adak) veya akîka kurbana niyet etse yahut ortakların bazısı ölü yahut sabî veya bunamış olsa kurban câiz olur. ORTAK KESİLEN KURBANIN TAKSÎMİ Kurban, ortak kesildiğinde etini tartarak taksîm etmek icap eder. Taksîm ederken ortakların hisselerinde et ile beraber deri, ayak, baş, ciğer veya yağından ve işkembesinden bir parça olursa, tahmin ile taksîm câiz olur. Ortaklardan birine veya herhangi bir kimseye ‘Etini istediğin gibi taksîm edebilirsin.’ diye vekâlet verilirse yine tahmînen taksîm câiz olur. Taksîm etmeden hepsi birlikte
Padişah Kızlarının Düğünü Gelinin çeyizi çok önceden anneleri ve analıkları tarafından daha çocukluğundan itibaren hazırlanır, nişandan sonra noksanları tamamlanırdı. Sarayın bir dairesinde muhafaza edilen çeyiz, büyük bir alay eşliğinde damadın konağına gönderilirdi. Padişahların ilk kızlarının düğünü, çok ihtişamlı olurdu. Bazılarının düğününün üç hafta sürdüğü olurdu. Sultan düğünlerinde kına gecesi çok dikkat çekiciydi. Kınaya davet edilen hanımlar, kadın efendiler tarafından misafir edilir, ertesi gün muhteşem bir gelin alayı yapılırdı. Padişah cuma günü, düğün evine gider; güveyi paşaya “damatlık kürkü” giydirirdi. Padişahın kızıyla evlenen kişiye damat, damad-ı şehriyârî, enişte veya güveyi denirdi. Evlenen hanım sultanın kocasının devlet idaresindeki mevkii de dikkate alınarak kendisine saray, sahilsaray veya konak tahsis edilirdi. Padişah kızlarının çocuklarına ise sultanzade denilirdi. Bu sultanzadelerden Osmanlı Devleti’ne çok büyük hizmetleri görülenler olmuştur. yedikıta dergisi Haziran 2022
kaç kere çağırdım seni öteden turnalar uçurdum gittiğin yere bin parça eyledin kalbimi neden ruhum bir başına düştü göklere bana tebessümle bakıyor kabir şimdi gülsen de bir, gülmesen de bir   derdimin yangını sardı gölgeni bir mahkûm kanıyla aktı izlerin deniz ölesiye severken seni neden gemileri yaktı gözlerin yıkıldı yolunu bekleyen şehir şimdi gelsen de bir, gelmesen de bi Nurullah Genç
Şiir
ÖĞRENİLMESİ FARZ OLAN İLİMLER Öğrenilmesi farz olan ilimler iki kısımdır: Farz-ı ayn ve farz-ı kifâyedir. Farz-ı ayn; mükellefin ancak kendisinin yerine getirmesiyle uhdesinden düşen şeylerdir. Bir farzı yerine getirebilmek için lâzım olan ilmi öğrenmek farz, vacibi yerine getirebilmek için lâzım olan ilmi öğrenmek vacip, sünneti yerine getirebilmek için lâzım olan ilmi öğrenmek de sünnettir. Binâenaleyh farz olan ilimlerden bazısı farz-ı ayn yani her mükellef üzerine farzdır. Bunlar şöyledir: 1- Allâh’ı inkâr eden dinsizlerin fikirlerinden korunabilmek için Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat itikâdını bilmek. 2- Her mükellefin, namaz, zekât, oruç gibi ibadetleri yerine getirebilecek kadar bunlara dair husûsları bilmek. 3- Alışveriş, kira, nikâh, talak gibi herhangi bir işe girişecek olan kimsenin haramdan kaçınmak ve dînî hükümlerde hataya düşmemek için bunlara dair malumatı bilmek. 4- Tevekkül, Allah korkusu ve kazâya rızâ gibi kalbî hâlleri bilmek. Çünkü insan, hayatı boyunca mutlaka bu hâller içerisinde bulunur. 5- Tevâzu, yumuşak huyluluk ve cömertlik gibi güzel huylarla ahlaklanmak; kibir, haset, gurur gibi kötülüklerden kaçınmak için iyi ve kötü ahlâkları bilmek. Binâenaleyh her mükellefin, kötü ahlâklardan uzak durabilmek için nefsi ile mücâhede etmesi farzdır. Nefisle mücâhede ancak iyi ve kötü ahlâkları bilip ayırt edebilmekle, mücâhede yollarını bilmek ise tasavvuf büyüklerine tâbi olmakla mümkün olur. Farz olan ilmin ikinci kısmı, öğrenilmesi farz-ı kifâye olanlardır. Farz-ı kifâye, mükelleflerden bazılarının işlemesiyle, tamamından mesuliyet düşen demektir. Ancak bir kişi bile işlemezse, tamamı günahkâr olur. Bunlar da Müslümanların düzen ve iyilik üzere olması, kendisine bağlı olan ilimlerdir. Meselâ, her mükellefe lâzım olan miktardan ziyâde fıkıh ilmi
Din