Ne kadar saf, ruhsal, yüce, hatta "bedensel arzudan tamamen uzak" gibi görünen bir aşk olursa olsun, onun kökünde — en derininde — cinsel içgüdü vardır.
Yani aşkın “tohumu” biyolojik dürtüdür; o olmadan aşk hiç filizlenmez.
Ne kadar idealize edersek edelim, başlangıçta insanın içindeki üreme ve yakınlık arzusu bu duyguyu ateşler.