Seni bilmem, fakat ben maddelerin fevkinde bir manevi bağa, insanları birbirine yaklaştıran bir hisse inanıyorum. Düşün, dünyada birbirini severek, birbirine yakın olmak hisleri de olmasa yaşamanın manası kalır mı?
Ne münasebet?.. Sevgi bizi
saadete, zevke götürecek bir vasıtaysa diğer
birisine ihtiyaç vardır. Fakat muhabbeti böyle
adi bir vasıta değil de, büyük ve temiz bir gaye,
hatta hayatımızın sebebi olan bir mevcudiyet
diye kabul edersek başka birisinin lüzumu
yoktur. İnsan tek başına da sevebilir. Böylece
hiç kimseye hasredilmeyen bir aşk bütün kainatı
içine alabilir. Halbuki bir şahısta toplanabilen ve
teskin edilebilen bir aşkın, düşün, ne kadar
kuvvetsiz ve dar olması lazımdır!
Genç kızlar ilk aşklarında pek o
kadar titiz değildirler; tesadüfün önlerine ilk
çıkardığı adama çabucak minimini kalplerini
verirler. Seveceği insanları seçmek ve onlar
üzerinde düşünmek, ancak, bu işlerde tecrübeli
olduktan sonra başlar. Hiyungyu böyle
şeylerden anlamayacak kadar küçüktür. Daha on
yedi...