Bu kitabı okurken kendimi garip bir sessizliğin içinde buldum. Sanki karakterin yalnızlığı satırlardan çıkıp bana geçti. İnsanlarla aynı ortamda olup da onlara ait hissedememek, gülüşlerin ardına saklanmak… Bunların hepsi çok tanıdık geldi.
Kitapta en çok dikkatimi çeken şey, karakterin sürekli bir “rol” oynamasıydı. İnsanların beklentilerine göre şekillenmek, ama içten içe tamamen kopuk olmak… Bu durum bana, bazen hepimizin taktığı görünmez maskeleri hatırlattı.
Olaydan çok duygu odaklı bir eser. Okuması kolay ama etkisi ağır. Bitirdiğimde içimde bir boşluk ve uzun süre geçmeyen bir düşünce hali kaldı. Herkesin kendinden bir parça bulabileceği, karanlık ama çok gerçek bir kitap.
Bence bu eser, insanın en derin yalnızlığını en sade şekilde anlatan kitaplardan biri.