Dışarıda yorgun bir sonbahar havası var.
Ağaç dipleri yaprak mezarlığına dönüyor. Üşüyen sevgili için kaşkolunu çıkarıp, onun zarif boynuna sarma zamani. Bir sahil kenarı çaycısına sığınma vakti. Bulutlar bir
şeyler anlatmaya çalışır böyle zamanlarda.
Ben bulutların dilinden anlamam. O yüzden sık sık yağmur yağar ben dışarı çıkınca. Şimdi bütün bunların önemi yok. Önemi yok şimdi bütün bunların. Ben umut ariyorum.
Yakınlaşmış bir ölüm mü? İnsan alışıyor bir şekilde. Benim aklım sende hâlâ. Sususunda. Gözlerini kaçırışında kaldı aklım. Gidişinde en çok...
"Hem ben bir kez öldüm. Bir kere daha ölürüm”* *
Mahallede aşağılanıp, horlanan çelimsiz çocuklar gibiyim.
Oyunlara ancak adam eksik olduğunda kabul edilen beceriksiz çocuklar gibi.
Hayata katılmakta güçlük çekiyorum.
Benim mevsimim sonbahar.
Sokakların tenhalaşmaya başladığı vakitler.
Tek kişilik oyunlar ustasıyım ben. .
Tek kişilik özlemler, tek kişilik acilar ustasıyım.
Ben yağmuru arıyorum.
Ben yağmuru arıyorum.
Ben yağmuru arıyorum.
Ben seni arıyorum