Kuran'ı bildiğin dilden öğrenmek (anlamak) esastır, ama Kuranı Arapça aslından okumak esastır, Arapça bilmiyorsun ve Kuran'ın ne dediğini öğrenmek istiyorsan elbet meal okumalısın, Ama namaz kılmak için Arapça aslından okumak zorundasın, hatim indirmek için Arapça aslından okumalısın, Arapça aslından okuduğun için sevap kazanırsın. Meali ise, Kuran ne diyor diye öğrenmek için okursan yine sevap kazanırsın, örneğin İhlas Suresini öğrenme eylemi için değil de sevap kazanmak için Mealinden okursan bundan sevap alamazsın, ama İhlas suresinde ne denmek isteniyor diye Mealinden okursan sevap kazanırsın.
Çünkü Arapça lafız Allah'ın sözüdür, ama meal Allahın sözü değildir, Allah'ın sözlerini okudukça sevap kazanırsın, Allah'ın sözlerinde ne denmek isteniyor diye Meal okursan da sevap kazanırsın, Ama meal Allah'ın sözü olmadığı için meal okumakla sevap kazanamazsın, namaz kılamazsın,
Arapça okumak günah değil, meal okumak günahtır, ama Kuran'ın ne dediğini öğrenmek için meal okumak sevaptır!
Kurandan ne anlıyoruz, kutsal olan nedir, Kuran'ın anlamı mı, Arapça lafzı kutsal değil mi, Eğer bismillah Allahın sözü değilse Allah'ın sözü nedir, Cebrail'e Allah vahyi hangi dilde söylüyor, lehvimahfuz kavramları filan,?
Zira bu anlayışına göre Kuran okumaya inanmayan bir insan için meal okumak da Arapça lafız okumak da günahtır. Çünkü anlamadığın şeyi okumak günahtır, zaman israfıdır, gereksizdir.
Milyonlarca insan dünyanın dört bir tarafında gece gündüz evde camide, kabede, namazda durmadan kuran okuyor...