Ali Sarıoğlu

Ali Sarıoğlu
@Alisarioglu
Kur'an-ı Kerim'i Arapçasından okumak mı yoksa mealinden okumak mı daha iyidir?
Değerli kardeşimiz, Allah yolunda yapılan en küçük bir iş ve amel bile neticesiz kalmaz. Hele Kur’an okumak gibi kainatın en büyük bir hadisesi, hiç sevapsız kalmayacaktır. Kur’an'ın yüzüne bakmak bile sevap olursa Kur’an'ın anlamını veren bir kitabı okumak elbette sevabı vardır. Fakat Kur’an'ı aslından okumak ile mealinden okumak arasında fark vardır. Esas olan Kur’an okumayı aslından öğrenmek ve manasını anlamak içinde mealden okumaktır. Ancak hiçbir Kur’an meali aslının yerini tutmayacağından, namazda Kur’an yerine okunmaz. Namazımızda mutlaka Kur’an-ı Kerimi aslından okumalıyız. Allah kelamı olan, Arapça olandır. Bunun yeri ve sevabı ayrıdır. Her harfine kat kat sevap verilir. Bizi yaratan Allah, Kur’an-ı Kerimi Arapça olarak bize göndermiş. Elbetteki manasını öğrenmek için Türkçe, İngilizce gibi mealleri okumamız gerekir. Ancak namaz ibadetinde okuduğumuzda mutlaka aslından, orjinalini okumalıyız. Çünkü onun aslı Arapça’dır. Allah Kur'an'ı Arapça olarak indirmiştir. Tercümesi Kur'an yerine geçemez. Örneğin, bir çekirdeğin aslını bozarak parçalara ayırsak, sonra da toprağa eksek ağaç olamayacaktır. Çünkü özellikleri kaybolmuştur. Bunun gibi Kur'an ayetleri, kelimeleri ve harfleri birer çekirdek gibidir; başka dillere çevrilince özelliğini kaybedeceği için Kur'an olmayacaktır. “Manasını anlamıyoruz” düşüncesine gelince, ister aslıyla isterse mealleriyle Kur'an'ın manasını anlamak ve onun hükümleriyle yaşamak, her Müslümanın görevidir. Zaten Kur'an anlaşılmak ve yaşanmak için gönderilmiştir. İngilizce bir kitabı bile anlamak için İngilizce öğrenen bir Müslümanın, Kur'an'ı anlamak için neden Arapça öğrenmediğini de bir düşünmek gerekir. Ayrıca biz anlamasak da onun bize faydası vardır. Örneğin, dili tad alma özelliğini kaybetmiş bir insan yediği yemek ve
Eğitim
Ali Sarıoğlu
Kuran'ı bildiğin dilden öğrenmek (anlamak) esastır, ama Kuranı Arapça aslından okumak esastır, Arapça bilmiyorsun ve Kuran'ın ne dediğini öğrenmek istiyorsan elbet meal okumalısın, Ama namaz kılmak için Arapça aslından okumak zorundasın, hatim indirmek için Arapça aslından okumalısın, Arapça aslından okuduğun için sevap kazanırsın. Meali ise, Kuran ne diyor diye öğrenmek için okursan yine sevap kazanırsın, örneğin İhlas Suresini öğrenme eylemi için değil de sevap kazanmak için Mealinden okursan bundan sevap alamazsın, ama İhlas suresinde ne denmek isteniyor diye Mealinden okursan sevap kazanırsın. Çünkü Arapça lafız Allah'ın sözüdür, ama meal Allahın sözü değildir, Allah'ın sözlerini okudukça sevap kazanırsın, Allah'ın sözlerinde ne denmek isteniyor diye Meal okursan da sevap kazanırsın, Ama meal Allah'ın sözü olmadığı için meal okumakla sevap kazanamazsın, namaz kılamazsın,  Arapça okumak günah değil, meal okumak günahtır, ama Kuran'ın ne dediğini öğrenmek için meal okumak sevaptır! Kurandan ne anlıyoruz, kutsal olan nedir, Kuran'ın anlamı mı, Arapça lafzı kutsal değil mi, Eğer bismillah Allahın sözü değilse Allah'ın sözü nedir, Cebrail'e Allah vahyi hangi dilde söylüyor, lehvimahfuz kavramları filan,? Zira bu anlayışına göre Kuran okumaya inanmayan bir insan için meal okumak da Arapça lafız okumak da günahtır. Çünkü anlamadığın şeyi okumak günahtır, zaman israfıdır, gereksizdir.  Milyonlarca insan dünyanın dört bir tarafında gece gündüz evde camide, kabede, namazda durmadan kuran okuyor...