Kitabın arka kapağında kitap ile ilgili paylaşmak istediğim detayların benden daha iyi ifade edilmiş olacağını düşündüğüm için aynen paylaşmak istiyorum;
Yalılarda doğmuş büyümüş bir paşazade, bir Osmanlı soylusu... Leyla Hanım.
Uşaklık kaderini değiştirme ihtirasıyla yanıp tutuşan bir İstanbullu... Ali Yekta Bey.
Almanya'da doğmuş, seks modelliği yapmış bir hip-hop'çı... Rukiye - Roxy.
Livaneli, birbirini hiç tanımayan bu üç ayrı kişiliğin yaşamını, bir "İstanbul romanı"nda birleştiriyor. Kentlisi-köylüsü, varsılı-yoksulu, din hocası, söz sahibi bankacısı, gazetecisi... Her birinin bir nedenle ötekinin yaşamına girdiği, onu değiştirdiği günümüz Türkiyesi... Ve bir roman kahramanı gibi öne çıkan pırıltılı Boğaziçi'nde, Bosnalılar Yalısı'nın ilginç dünyası...
Bazı kitaplar vardır; insanın hayatına sessiz ve gizlice dokunan bir el gibi yön verirler. Livaneli'nin bu kitabı da okuduktan sonra ben de bu hissi uyandırdı. Neler olacağını bilmeden, nasıl etkileyeceğini bilmeden hayatımın bundan sonrasında belki bazı önemli karar noktalarında kitabın insan ilişkileri üzerine getirmiş olduğu bakış açılarından birisinin etkisiyle kararlar alacağım. Belki de almış olduğum kararda bu kitabın bir etkisinin olduğunun farkında bile olmayacağım.
İnsan, yaşadıklarıyla yoğurulan ve şekil alan bir varlıktır. Kitapların en güzel tarafı ise yoğurulma safhasını yaşamadan şekil almanıza yardımcı olmalarıdır.
İyi okumalar dilerim.