Eleni Atatürk’e böyle seslenmiş.
“Çok seneler geçti, ben halen her gün senden haber bekliyorum. Herhangi bir zamanda mektubumu alırsan, beni hatırla. Kâğıttaki gözyaşlarımı görebileceksin. Yıllar ve olaylar geçiyor, seninle ilgili çok şeyler konuşuluyor. Mektubumu okurken, başka kadını seviyorsan, mektubumu yırt.”
Ayak parmaklarımla yazı yazmayı ilk öğrendiğimde beş yaşındaydım, ancak bunun bana yeni bir hayatın anahtarını sunabileceğini fark etmem için on yedi yaşıma kadar beklemem gerekmişti.