Alisya Carmen

İnsanlar üzerinde etkili olacak ideal, biri tarafından icat edilmiş bir şey değil, herkesin ruhunda taşı­yacağı bir şeydir. Yalnızca bu eksiksiz ve sınırsız mükem­mellik ideali insanlar üzerinde etkili olabilir ve onları hare­kete geçirebilir. Orta karar bir mükemmellik insanların yü­reklerinde yer etme gücünü yitirir.
Sayfa 97·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bozulmayan İncilden Haz. İsa “ Bu nedenle size söylüyorum: Ne yiyip ne içeceğiz diye canınız için, ne giyeceğiz diye bedeniniz için kaygılanmayın. Can yiye­cekten, beden de giyecekten daha önemli değil mi? Gökte uçan kuşlara bakın! Ne eker, ne biçer, ne de ambarlarda yiyecek bi­riktirirler. Göksel Babanız yine de onları doyurur. Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz? Hangi biriniz kaygılanmakla öm­rünü bir anlık (ya da boyunu bir arşın) uzatabilir? Giyecek konu­sunda neden kaygılanıyorsunuz? Kır zambaklarının nasıl büyü­düğüne bakın! Ne çalışırlar, ne de iplik eğirirler. Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine rağmen Süleyman bile bunlar gibi giyinebilmiş değildi. Bugün var olup yarın ocağa atılacak olan kırdaki otu böyle giydiren Tanrı'nın sizi de giydireceği çok daha kesin değil mi, ey kıt imanlılar? Öyleyse ne yiyeceğiz, ne içeceğiz ya da ne giyeceğiz diyerek kaygılanmayın. Diğer uluslar hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa göksel Babanız bütün bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir. Siz öncelikle O'nun egemenliğini ve doğruluğunu arayın; o zaman size bütün bunlar da verilecek­tir. O halde yarın için kaygılanmayın. Yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter. (Mt 6, 25-34)
Sayfa 92·Kitabı okuyor
İncil
İnsanlığın, insan yaşamının tümüne yeni bir anlam katan, kendisinden öncekilerden ol­dukça farklı yeni etkinlik biçimlerinin peşine düşüp yeni bir yaşam teorisi sunan insanlar çıkartmak gibi özel bir kabiliyeti var. Din denilen de, girdiği yeni koşullarda insanlık için uygun yaşam felsefesinin biçimlenmesinden başka bir şey değildir. Ve işte bu yüzden ilk olarak din, bilimin sandığı gibi eski­den insanlığın gelişmesine eşlik ettiği halde o zamandan beri yenilenmemiş olan bir tezahür değil, insan yaşamına özgü ve başka zamanlarda olduğu gibi günümüzde de hala insan için tamamen doğal olan bir hadisedir. İkinci olarak ise, din hep geçmişin değil geleceğin uygulamalarına dair bir teori olmuş­tur; bu durumda geçmişteki hadiselerin araştılmasının hiçbir şekilde dinin tüm anlamını kapsayamayacağı gün gibi açıktır.
Sayfa 86·Kitabı okuyor
Nasıl ki tek başına bir birey yaşamın anlamı hakkında bir teoriye sahip olmadan yaşayamazsa ve çoğu kez bilinçsiz ola­rak da olsa, davranışını daima yaşamına verdiği anlama uy­gun olarak düzenlerse, aynı şekilde, benzer koşullarda yaşa­yan insan toplulukları da, ortak toplum yaşamına ve bu­nun doğal sonucu olan işlerine bir mana veremeden yaşaya­mazlar. Nasıl ki bireysel yaşamını sürdüren bir insan yaş bakımından ilerledikçe, kaçınılmaz bir şekilde hayat felsefe­sini değiştirip var olma nedenine çocukken verdiğinden fark­lı bir anlam veriyorsa; aynı şekilde toplumlar da, uluslar da yaşları gereği zorunlu olarak yaşam teorilerini ve bunların sonucu olan davranışlannı değiştirirler.
Sayfa 85·Kitabı okuyor
Ne var ki, bu ipnotizrnayla uyutma ne denli etkili olursa olsun Kilise'nin başlıca ve en üzücü faaliyeti bu değildir. Baş­ lıca ve en üzücü faaliyeti, İsa'nın "Bu küçüklerden bir tekini bile ayartınaya çalışanın vay haline!" derken kastettiği ço­ cukları kandırma eğiliminde olmasıdır. Bilincinin yeni uyan­ maya başlamasıyla birlikte çocuğa yalan şeyler öğretilmeye başlanır; ona turnturaklı bir şekilde eğitrnenlerin kendileri­ nin bile inanmadığı şeyler öğretilir, ve bu öyle bir beceriyle ve sebatla yapılır ki, bu inanışlar alışkanlık haline gelerek onun doğasına yerleşir. Çocuk hayattaki en önemli konu hak­ kında da özenle kandırılır. Bu yalan onun zihninin derinlik­ lerine kök saldığında, onu oradan çıkarmak imkansız hale gelir, sonra da önüne inançlanyla hiçbir suretle bağdaşma­ yan bilim ve gerçeğin dünyasını açarlar ve onu çelişkiler arasında işin içinden çıkması için bir başına bırakırlar.
Sayfa 83·Kitabı okuyor
Din