İnsanlar dudaklarını çalıştırmazlarsa, diye düşünmüştü, belki de dudakları kilitleniyordur. Birkaç aylık bir irdeleme ve gözlem döneminden sonra bu kuramı yerine bir yenisini koyarak terketti.Dudaklarını çalıştırmazlarsa,diye düşündü, beyinleri çalışmaya başlıyor. Bir süre sonra bu kuramı da çok katı olduğu için terk etti ve insanları ne olursa olsun sevdiğine karar verdi ama bilmedikleri şeylerin çokluğu da her zaman umutsuzca endişelendirdi onu.
Sabrı, istikrarlı bir hayatı ve okuma hevesleri olmayan kimseler, şehit Hasan el-Benna'nın: "Erkeklik; sabırla, istikrarla, ciddiyetle ve devamlı çalışmakla olur. Bir meyveyi olgunlaşmadan dalından koparmak için acele edenlerin kendilerine başka uğraş bulmaları, onlar için daha hayırlıdır. Kim ki, çekirdek toprağa atılıncaya, ağaç meyve verinceye ve meyve olgunlaşıp koparılma çağına gelinceye dek İslam'ın kutlu davasında benimle sabrederse, onun ecrini ve ödülünü Allah verecektir. O, bizi, muhsinlerin ecrinden mahrum bırakmaz. Bu kutlu yolda ya zafer elde edip lider ve hakim konumuna geliriz ya da Allah yolunda şehit olur, gerçek mutluluğu ve huzuru elde ederiz." sözü üzerinde uzun uzun düşünmeleri ve ders çıkarmaları gerekir.
Gardiyanlar ve zalimler uyanmadan ve durumu fark etmeden önce siz uyanın! Değerli mücahid kardeşim, kıymetli mücahide kardeşim, uyanın artık! Müslümanlara zulmettikleri yetmez mi! Ne zaman İslam'ın sizin yardımınıza ihtiyacı olduğunu anlayacaksınız! Artık hepimizin, ölüm uykusundan uyanmamız ve çok ciddi bir şekilde mücadeleye koyulmamız gerekiyor. Allah'ın bize yüklediği cihad görevini hakkıyla yerine getirmemiz için bunu yapmamız gerekiyor. Gardiyanlar uyanmadan ve durumu fark etmeden önce harekete geçmemiz gerekiyor. Allah'ın, haklarında 'maymun ve domuz' sıfatlarını kullandığı ve duygularını kaybetmiş bu insanların, bize daha fazla zulmetmemesi için Müslümanların uyanması ve kararlı bir şekilde İslam davasına hizmete koşması gerekir. Hepimizin bu davanın bir yerinden tutması icap ediyor. Yazı yazabilen yazsın, gazeteci olan haberlerimizi paylaşsın, hiçbir imkanı olmayan kardeşlerim en azından dua etsin; ama herkes bir şey yapsın.
Yazılarımızla kağıtları diriltmek ve kalemleri tüketmek için, bunu yapmamız gerekiyor.